Muğla’da Hukuki Zafer: 6 Yıllık Kıyı Mücadelesi Zaferle Taçlandı
Kıyıkışlacık Halkının 6 yıl süren hukuki mücadelesi zaferle taçlandı. Aydın–Muğla–Denizli Bütünleşik Kıyı Planları 4. Bölge (Güllük Körfezi) için Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın 18 Eylül 2020 tarihinde onayladığı 1/50.000 ölçekli Aydın–Muğla Bütünleşik Kıyı Alanları Planı için yürütmeyi durdurma kararı verildi…
Sokak TV
Alınan kararın, Tüm Muğla kıyı şeridini ve Türkiye’nin tüm kıyılarını koruyacak bir karar olduğunu vurgulayan İasos Mahalle Meclisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Scobie, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Kıyıkışlacık halkı olarak açtığımız ve Danıştay’da görülen bu davada olumlu sonuç aldık.Kazanılan bu dava, yerel mücadelenin hukuki zeminde nasıl güçlenebileceğinin somut bir örneğidir. Çıkan karar ise, yalnızca bir bölgenin değil tüm kıyılarımızın korunması adına muazzam bir kazanımdır.Bizlerle birlikte dava açan Muğla Büyükşehir Belediyemize ve TMMOB’a , emeği geçen tüm uzmanlarımıza ve hukukçularımıza yürekten teşekkür ediyoruzBüyük bir özveriyle, onlarca uzmanın katkısıyla, gecemizi gündüzümüze katarak hazırladığımız 13 sayfalık dava dilekçemiz, bu mücadelenin temel taşlarından biri oldu. Bilimsel, hukuki gerekçelere dayanan dava dilekçemiz; kıyıların masa başında değil, bilim, hukuk ve kamu yararı temelinde planlanması gerektiğini açık biçimde ortaya koymuştur. Bu dava, kıyı talanına karşı yerelden yükselen sesin, ulusal ölçekte nasıl bir hukuki karşılık bulabileceğini göstermiştir.Köylülerimizle omuz omuza vererek, 279 kişinin vekalet vererek dahil olduğu bu davada, imece usulüyle toplanan kaynakla davayı açabilmiştik. Biz Kıyıkışlacık halkı olarak yalnızca muhatabı olduğumuz 4. Bölge için dava açabildik, öte yandan Muğla Büyükşehir Belediyemiz ve TMMOB, tüm Muğla’yı kapsayan 7 bölgeye de dava açtı. Danıştay’da görülen, “çatı davası” olarak nitelendirdiğimiz bu dava, kıyılarımızı koruyan, son derece teknik, kapsamlı ve çok boyutlu bir hukuk mücadelesiydi. Tam 6 yıl süren bu büyük mücadele, zaferle taçlandı.Bu karar, diğer davalar için emsal niteliği taşıyor.Muğla’nın eşsiz kıyı şeridi, doğal koyları ve hassas ekosistemleri açısından hayati öneme sahip olan bu yürütmeyi durdurma kararı, kentte çevre ve yaşam hakkı mücadelesi yürüten tüm kesimler tarafından önemli bir kazanım olarak değerlendirilmektedir.Verilen yürütmeyi durdurma kararlarıyla birlikte şu hususlar açık biçimde teyit edilmiştir:•Bilimsel planlama yapılmadan kıyı alanları imara açılamaz,•Stratejik çevresel değerlendirme süreçleri tamamlanmadan büyük ölçekli projeler hayata geçirilemez,•Kıyılar, özel çıkarların değil kamu yararının ve ekosistem bütünlüğünün konusu olmak zorundadır.Kıyılar Ortak MirasımızdırSürecin esastan iptal kararıyla sonuçlanması halinde, kıyı planlamasında daha koruyucu, daha şeffaf, sadece kullanma değil, koruma-kullanma dengesini koruyan, kamu yararını esas alan yeni bir dönemin başlaması mümkün olacaktır. Bu karar, Muğla’da ve Türkiye genelinde doğa ve kıyı mücadelesinin hukuki zeminde güçlenerek süreceğinin en açık göstergesidir.Ortak ve net talebimiz şudur:Muğla kıyıları rant projeleriyle değil, bilimsel veriler, hukuk ve kamu yararı temelinde planlanmalıdır.Bu, Muğla’nın zaferidir.Bu, kıyıların, doğanın ve kamusal hakkın zaferidir.Tüm memleketimize hayırlı olsun.Çok mutluyuz, çok gururluyuz.”
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

















