Halkın Vekili Olmanın Sorumluluğu…

Yayınlama: 20.05.2026
108
A+
A-


İstiklal Marşı okunurken, bedensel engelli bir genç, tekerlekli sandalyesine tutunarak ayağa kalkmaya çalıştı. Çünkü bazı insanlar için ayağa kalkmak yalnızca fiziksel bir hareket değildir; bir aidiyetin, bir saygının, bir memleket sevgisinin ifadesidir. O genç belki bedeninin izin verdiği kadar doğrulmaya çalışıyordu ama aslında dimdik duran şey, Kuvayı Milliye ruhuydu.

Tam o sırada bir el uzandı…

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, yalnızca bir insanın koluna girmedi o an; Cumhuriyet’in omzuna yaslanan bir yurttaşa destek oldu. Çünkü milletvekilliği yalnızca kürsülerde konuşmak, yasa teklifleri vermek ya da siyasetin sert dili içinde yer almak değildir. Milletvekilliği bazen bir vatandaşın yükünü omuzlamak, bazen düşene el uzatmak, bazen de millet adına milletin yanında durmaktır.

Kuvayı Milliye ruhu tam da böyle zamanlarda görünür olur. Cephede omuz omuza verilen mücadelede olduğu gibi; güçlü olanın güçsüze değil, birlikte ayağa kalkmaya çalışanların hikâyesidir bu ruh. Bir milletin “yalnız değilsin” deme biçimidir.

O an orada yalnızca bir vekil yoktu aslında…

Orada, kendisine oy versin ya da vermesin, bu ülkenin her yurttaşını temsil etmekle yükümlü bir Türkiye Cumhuriyeti milletvekili vardı. Ve yaptığı şey, siyasetin ötesinde insani ve vicdani bir sorumluluğun sessiz ama güçlü ifadesiydi.

Çünkü bazen bir ülkenin büyüklüğü, en görkemli nutuklarda değil; bir insanın koluna girip onunla birlikte ayağa kalkabilme erdeminde saklıdır. 19 Mayıs’ın ruhu da belki tam olarak budur: Birlikte doğrulmak, birlikte ayakta durmak ve Cumhuriyet’e sözde değil, özde bağlı olmaktır…

Bu yazıyı paylaş !

Shares
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.