Esra Işık Davasında 2 Yıl 1 Ay Hapis Cezası
Akbelen direnişinin sembol isimlerinden Esra Işık’ın yargılandığı davada, 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildi…
Sokak TV
Acele kamulaştırma kapsamında Akbelen’e gelen keşif heyetine yönelik “görevi yaptırmamak için direnme” ve “kamu görevlisine hakaret” iddialarıyla yargılanan Esra Işık, 31 Mart’ta tutuklanmış, 42 gün tutuklu kalmasının ardından tahliye edilmişti.
Milas Adliyesi’nde 6 Temmuz Pazartesi günü saat 14.00 sularında başlayan karar duruşmasında mahkeme, hakaret suçundan 442 gün adli para cezası verilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. “Görevi yaptırmamak için direnme” suçundan ise Esra Işık hakkında 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildi. Kararın, istinaf sürecinin ardından kesinleşeceği aktarıldı.
Esra Işık’ın Avukatları sürecin bitmediğini ifade ederken “Esra Işık için verilen ceza nedeniyle cezaevine girmeyecek. Ancak biz bu kararı ve cezayı kabul etmiyoruz. Hukuki süreç devam edecek ve Esra’nın suçsuzluğunu kanıtlamaya söz veriyoruz…“ dediler.
“Şirketlere Boyun Eğmeyeceğiz!”
Kararın ardından adliye önünde açıklama yapan Esra Işık, verilen cezanın yalnızca kendisine değil, toprağını ve yaşam alanlarını savunan tüm yurttaşlara yönelik bir emsal niteliği taşıdığını belirterek, “Biz bu memleketin gerçek sahipleriyiz. Bu toprağı işleyen kim? Biziz. Bu memleketi var eden kim? Biziz. Bizim emekçi ellerimiz! Biz onurumuzu savunduk ve bunun hiçbir zaman suç olmadığını biliyoruz“ dedi.
Mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini belirten Işık, “Hiçbir baskı bizi yıldıramıyor. Köylüleri yıldıramıyor. Bizler şirketlere ve onları koruyanlara boyun eğmedik. Eğmiyoruz ve eğmeyeceğiz. ” şeklinde konuştu.
Çok sayıda yurttaş Milas Adliyesi’ne gelerek karar duruşmasını takip etti. İkizköylüler başta olmak üzere; Deştin köylüleri, Fethiye, Bodrum ve Menteşe ilçelerinden; Didim, Aydın, İzmir, Ordu, Denizli, İstanbul ve Bolu’dan gelen yurttaşlar Esra Işık’a destek vermek için Milas Adliyesi’ndeydi.
Destek verenler arasında İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, CHP Muğla Milletvekilleri Cumhur Uzun ve Gizem Özcan, Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu ile Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen de yer aldı.
“O Holding Oradan Gidecek..”
Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu, ANKA mikrofonlarına şu açıklamalarda bulundu; “Akbelen’deki direniş örnek bir direniştir. Holdinglerin ve tekellerin uyguladığı politikalar, insanları kendi tarlasında köleye dönüştüren, geçmişini gasp ederek hafızasızlaştıran bir pratiktir. Esra da o köyün çocuğu olarak buna itiraz ediyor ve onurlu bir mücadele yürütüyor. Yargı, holdingleri üzmemek ve neşelendirmek adına bir seferberlik halinde. Esra’ya ister idam ister müebbet versinler, Akbelen halkı eğilmez. O holding oradan kazınıp gidecek, Akbelenliler ise orada nesiller boyu yaşamaya devam edecek.”
Esra Işık ile aynı dönemde cezaevinde kaldıklarını ve hapis arkadaşı olduklarını ifade eden BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ise, “Esra’yla aynı zamanda, aynı dönemde cezaevinde yattık. Bu belki bir tesadüf ama Türkiye’de köylülerin doğasını ve toprağını savunanlarla, işini, ekmeğini ve emeğini savunanların kader birliğinin de bir ifadesi.
Maden ve benzeri yatırımlar yapılırken, ‘Ülkenin yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandıracağız, istihdam yaratacağız’ diyerek insanların iş ihtiyacını istismar ettiler. Artık görüyoruz ki bu ülkede toprağını ve emeğini savunan herkesin karşı karşıya olduğu tek bir güç var; o da bu ülkenin sermaye sınıfı. Yaşamına ve ürettiği değerlere sahip çıkan halk ile, onların ürettiği bütün değerlere el koymak isteyen küçük bir azınlık karşı karşıya gelmiş durumda.” dedi.













