Taylan Özgür / Mustafa Lütfi Kıyıcı “SOKAK” Yazıları…
Taylan Özgür
Taylan Özgür, üç günden bu yana traş olmamıştı. Yüzünün kaşıntısından duramaz olmuştu bu yüzden. Traş olmak için üniversitenin berberine gitti. Berberde kimse yoktu. Koltuğa oturup, “usta şu sakalımı alıver” dedi.
Taylan Özgür’ün yüzü sabunlanmağa başlandığı sırada Öğrenci Birliği Başkanı girdi içeriye…
Taylan Özgür, onun gelişine pek sevinmemişti. Zaten, Başkan’ın kendisi de onlar için sevimli biri sayılmazdı. Araba olayından dolayı kendilerine karşı çıkmıştı. Bir bildiri yayınlayıp yakma olayını kınamıştı. Başkan bu hareketiyle tabanından kopmuştu. Öğrenci Birliği’nin okulda yalnız kalmasına yol açmıştı. ODTÜ öğrencileri, Öğrenci Birliği’ni rektörün bir maşası olarak ilan etmişler ve “ihanetle” suçlamışlardı. Olay günü, Öğrenci Birliği Başkanı, devrimciler aleyhine konuştuğu için dayak yemişti bazı öğrencilerden.
Taylan Özgür Berberdeyken İçeriye Jandarma Giriyor
Şimdi Öğrenci Birliği Başkanı’yla aynı odadaydı. Taylan’ı bu rahatsız ediyordu. Bu yetmiyormuş gibi az sonra kendilerini yakalayarak cezaevine göndermekle görevli Jandarma Binbaşısı’nın odaya girdiğini gördü aynadan.
Bir anda herşeyin bittiğini sandı Taylan. Artık cezaevine yaklaşmıştı. Cezaevine bir adım kalmıştı.
Jandarma Komutanı şimdi kendisini alıp götürse ve dışarıda bekleyen jipe atsa hiç kimsenin kılı bile kıpırdamazdı. Karşı koyamazdı tek başına. Arkadaşları ise uzaktaydılar.
Taylan Özgür Yakalanmak Üzere
Terlemeye başlamıştı heyecandan. Terlemişti sıkıntıdan. “Sonum geldi. Artık kurtuluş yok” diye geçirdi içinden. Bir yandan da aynadan Binbaşı’nın hareketlerini izliyordu. Bekliyordu artık. Gelip koluna yapışmasını, alıp götürmesini bekliyordu. “Acaba traş olmasına izin verecek miydi? Yoksa yüzü böyle sabunluyken mi alıp götürecekti?”
Derken, Jandarma Binbaşısı Öğrenci Birliği Başkanı’yla konuşmaya başladı.
Binbaşı “Yeter” dedi. Öğrenci Birliği Başkanı’na “Yeter artık, arkadaşlarınızı teslim edin. Teslim edin de bizim zor kullanmamıza meydan vermeyin”.
ODTÜ ÖB Başkanı Jandarmayı Dışarı Çıkardı
Heyecandan olmalı, Öğrenci Birliği Başkanı’nın yüzü renkten renge girmişti. Suçüstü yakalanmış gibi bir durumu vardı. Taylan Özgür’e baktı kaçamak. Sonra “İnanın bilmiyorum” dedi. “Nerede olduklarını bilmiyorum. Hem ben bir şey yapamam ki.. Biliyorsunuz bizim elimizde bir şey yok. Bizi tanımıyorlar bile. Öğrenciler bize karşı. Biliyorsunuz durumu. Size yardım etmeyi çok isterdim inanın”.
Sonra Öğrenci Birliği Başkanı Binbaşının koluna girip dışarıya çıkardı.
Taylan da alnındaki boncuk boncuk terleri silip derin bir “oh” çekti. Bir sigara yakıp berber koltuğuna iyice yaslandı. Traş olduktan sonra tekrar arkadaşlarının yanına döndü…
Ahmet KAHRAMAN
25/26 OCAK Akşam gazetesi
“Aynı yalınlıkla ölmek isterim/ Kırda bir çiçek gibi, sakin, gösterişsiz.
Mum yerine yıldızlar parlasın üstümde /Yeryüzü uzansın altımda sessiz.
Ben aydınlık ve özgürlük delisiyim/ Varsın hainleri gizlesinler soğuk bir taş altında Dürüstçe yaşadım ben, /karşılığında Yüzüm doğan güneşe dönük öleceğim. ”
Jose MARTI






