İlk “Yaşı Sabitlenmiş” İnsan Zaten Var Olabilir / Bülent Korman “SOKAK” Yazıları…
İlk “Yaşı Sabitlenmiş” İnsan Zaten Var Olabilir
Yeraltı araştırma tesislerinde biyolojik bir mucize gerçekleşiyor: 73 yaşındaki gönüllüler, 33 yaşındaki insanların cildi, organları ve DNA belirteçleriyle dışarı çıkıyor. Bu tedavinin maliyeti 4.200 dolar ve her hücreden geçen, hassas şekilde ayarlanmış 40 Hz ses dalgalarını kullanıyor; bu dalgalar mitokondrileri adeta fabrika ayarlarına dönmüş akıllı telefonlar gibi yeniden başlatmaya zorluyor. Başarı oranı: 847 katılımcı arasında %91.
Mekanizma neredeyse uzaylı gibi—ses frekansları, “hücresel yaşlanma” (cellular senescence) denen bir durumu hedef alıyor. Bu durumda yaşlı hücreler bölünmeyi bırakır ama ölmez, çevredeki dokuları zehirler. Ses dalgaları bu “zombi” hücreleri parçalayarak yok ederken sağlıklı hücrelere dokunmuyor. Araştırmacılar şimdi, ayda bir yapılan 20 dakikalık seansların biyolojik yaşı süresiz olarak koruyup koruyamayacağını test ediyor. İlk “yaşı sabitlenmiş” insan zaten var olabilir.
On beş yıldan uzun süredir orman ve sessizlikle kaplı terk edilmiş köylerde yaşayan bir Çernobil biyoloğu, Prag’daki bir konferansta, odayı dakikalarca sessizliğe boğan bir şey söylemişti:
“Radyasyonun insandan daha nazik olduğu ortaya çıktı…”
Felaketin üzerinden otuz dokuz yıl geçti. Ve dünyanın bin yıl boyunca mahvolmaya mahkûm olduğunu düşündüğü bölge, Avrupa’nın en temiz ve en vahşi doğa rezervlerinden birine dönüştü.
Ölü bölge dediğimiz yer, yaşam için bir zafer alanına dönüştü.
Yaşam, entropiye karşı verilen muazzam bir direniştir. İnsan ise bu direnişi ‘emek’ kavramıyla bir sanat eserine dönüştüren yegâne türdür.
Emek, insanın evrendeki imzasını en derin atan mürekkeptir.
James Stewart’ın eşi Gloria Stewart vefat ettiğinde, onun yokluğunu hiçbir zaman tam anlamıyla aşamadı.
Hayatının sonlarına doğru kalp pilinin pilini değiştirmemeyi seçti.
“Do people love like James and Gloria Stewart anymore?”
Bülent Korman






