31 Mayıs’ta Ne Olacak Biliyor Musunuz?
31 Mayısı Beklerken…
Serdar Karcılıoğlu-
Geçtiğimiz Cuma günü Sevgili Fatih Bozoğlu’nun “SOKAK TV” sine “Hem Nalına Hem Mıhına” başlığında benim değerli dostlarım Fikriye ve Aytekin Erdoğan’ın Bodrumun en prestijli mekanları Leman Kültür’de gerçekleştirdiğimiz Youtube röportajımızın gündemdeki en önemli ve can alıcı konusuna bağlı olarak konuştuklarımızın bir özet yazısını yazmak istedim…
31 Mayıs’ta Ne Olacak Biliyor Musunuz?
Binlerce küçük otel kapanacak.
Sebep?
2007’de çıkarılmış ama 18 yıl uygulanmamış bir yönetmelik.
Bugün ne deniyor?
“Uyamazsan kapanırsın.”
Peki gerçek ne?
Bu otellerin %90’ı fiziksel olarak uyamaz
Ekonomik olarak da bunu karşılayamaz
Sonuç?
Küçükler gidecek,
Büyük zincirler kalacak…
Bu bir güvenlik kararı mı?
Yoksa turizmi yeniden dizayn etme operasyonu mu?
Artık kimse bu süreci “yangın güvenliği” başlığı altında anlatmaya çalışmasın.
Ortada olan şey çok nettir:
Küçük ve orta ölçekli oteller sistematik olarak tasfiye edilmektedir.
2007’de çıkarılan bir yönetmelik 18 yıl boyunca uygulanmıyor.
Denetim olmamış! Zorlama olmamış! Yaptırım olmamış!
Ama bugün?
Bir anda:
“Uy ya da kapan.”
Bu, kamu yönetimi değil.
Bu, bir sektör mühendisliğidir.
Dahası benden olmayanlar için “bir siyasi mühendisliktir.”
Bunun ne demek olduğunu 31 Mayıs’tan sonra göreceğiz!
Ve biz bu mühendisin kim / kimler olduğunu çok iyi biliyoruz.
Zira, Turizmi yöneten yapının, aynı zamanda büyük ölçekli turizm modeliyle doğrudan ilişkili olması, bu süreci tartışmalı hale getirmektedir.
Çünkü sonuç kime yarıyor?
Küçük işletmeler kapanacak…
Pazar daralacak…
Büyük zincirler güçlenecek…
Bu kadar net bir tablo karşısında “tesadüf” demek akla hakarettir.
Üstelik bu sadece ekonomik bir mesele de değildir.
Bu:
Bodrum’un ruhunun kaybıdır
Alaçatı’nın dönüşümüdür
Kaş’ın, Kalkan’ın, Datça’nın Akyaka’nın, Dalyan’ın, Ölüdeniz ’in Dalyan köy, Akbük, Ovabükü, Palamutbükü, Kız kumu, Söğüt, Bozburun, Ekincik, Göcek, Çalış ve dahalarının kimliklerinin silinmesidir
Ve en önemlisi:
Dünya Savaşı sırasında Gelibolu Savaşı’na katılmış askerlerin anısına deniz kenarında dikilmiş büyük abide nedeniyle her yıl on binlerce yabancı turistin geldiği, Güney egenin kuzeyinden Çanakkale’den başlayan, Anzak koyu, Conkbayırı, Arıburnu, Kilitbahir aşağıya doğru Gökçe ada, Bozcaada ve dahasında konumlanmış yüzlerce otelin kapanmasının adıdır, 31 Mayıs…
Tabi bu kapsamda bir tarihin, bir kültürün ve çok önemli bir hikâyenin de kapatılmasının da adıdır 31 Mayıs.
Türkiye turizminin tek tipe yönlendirilmeyişidir, 31 Mayıs…
Can güvenliği elbette şart bu konu kesinlikle geri plana bırakılamaz,
Ama güvenlik bahanesiyle sektör de yok edilemez.
Eğer gerçekten niyet güvenlik olsaydı:
Kademeli Geçiş süreçleri olurdu, Esneklik olurdu, Destek olurdu,
Destek demişken,
Hani şu 61 milyar dolar varya hemen her yıl turizm sektörünün getirdiği para,
Hiç olmaz ise bunun sadece bir 10 milyar dolarını bu otellere alın düzeltin diye verirdiniz…
Ama bunların hiçbiri yok.
Çünkü mesele güvenlik değil.
Mesele, kimin turizm yapacağıdır.
Çünkü; Turizm sadece büyük oteller değil, Ruh, Yerel ekonomi ve çeşitliliktir.
Bunu yok edersen:
Geriye sadece beton kalır.
Bu bir Güvenlik Yönetmeliği değil, açık bir tasfiyedir…
31 Mayıs’ı bekliyoruz.
Serdar Karcılıoğlu/ serdar@karcilioglu.com






