Türkiye’de Zeytinyağı İhracatı %62 Oranında Azaldı: “Üreticinin Emeği Neden Karşılık Bulmuyor?”
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği verilerine dayanarak açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı ihracatında ciddi bir gerileme yaşadığını aktaran Ergun, “Üreticinin Emeği Neden Karşılık Bulmuyor?” diyerek tepki gösterdi…
Sokak TV
Tarım politikalarının günü kurtaran kararlarla değil, üreticinin ve ihracatçının önünü görebileceği uzun vadeli bir stratejiyle yönetilmesi gerektiğini vurgulayan İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Türkiye’nin dünyanın en önemli zeytin ve zeytinyağı üreticilerinden biri olmasına rağmen, ihracatta ciddi bir gerilemeyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği verilerine göre açıklamalarda bulunan Ergün, 1 Kasım 2025-31 Ağustos 2026 döneminde zeytinyağı ihracatının geçen sezonun aynı dönemine göre miktar olarak %62, değer olarak %59 azaldığını aktardı ve şunları ekledi:
“2024/2025 sezonunda 46 bin 526 ton zeytinyağı ihraç edilerek 231,6 milyon dolar gelir elde edilirken, 2025/2026 sezonunda ihracat 17 bin 721 tona, gelir ise 96 milyon dolara gerilemiştir. Daha da dikkat çekici olan şudur: Ortalama ihracat birim fiyatı 4,98 dolardan 5,42 dolara yükselmesine rağmen, ihraç edilen ürün miktarı üçte birinden daha düşük seviyeye inmiştir.”
Dökme ihracatta miktar kaybı’nın %73, ambalajlı ihracatta ise %50 seviyesinde olduğunu ifade eden Ergun, söz konusu tablonun yalnızca küresel fiyat hareketleriyle açıklanamayacak kadar ciddi bir rekabet ve pazar kaybına işaret ettiğini belirtti.
Zeytinyağının ham ürün olarak satılmasından ziyade markalı ve ambalajlı şekilde daha yüksek katma değerle ihraç edilmesinin daha doğru bir strateji olduğunu savunan Ergun, “Bunu yasaklarla ve öngörülemeyen ihracat kararlarıyla değil; üreticiyi, ihracatçıyı ve dış pazardaki rekabet gücümüzü birlikte koruyan istikrarlı bir politikayla başarmalıyız.” dedi.
Çiftçinin artan girdi maliyetleri karşısında ezilmediği, ihracatçının finansmana erişebildiği, kur ve destek politikalarının ihracatçının önünü görebileceği şekilde oluşturulduğu bir sistem kurulmasını öneren Ergun, “Üretilen ürünleri dünya pazarlarında satamıyorsak, üretim gücümüzü ekonomik güce dönüştüremiyoruz demektir.” şeklinde konuştu.
Zeytinyağında meselenin yalnızca bir ihracat rakamı olmadığının altını çizen Ergun, üreticinin emeğinin, Türkiye’nin döviz gelirinin ve dünya pazarlarındaki rekabet gücünün korunması gerektiğini ifade etti.



