İkizköylüler Acele Kamulaştırma Kararını Yargıya Taşıdı: 96 Ayrı Dava

Akbelen ve İkizköy hattında alınan acele kamulaştırma kararları yargıya taşındı. İkizköylülerin avukatları tarafından yapılan basın açıklamasında, “Bölgede taşınmazları acele kamulaştırma kapsamına alınan yurttaşlar adına, 200 parseli kapsayan toplam 96 ayrı dava açılmıştır” ifadeleri yer aldı…

Sokak TV

İkizköylüler Acele Kamulaştırma Kararını Yargıya Taşıdı: 96 Ayrı Dava
Yayınlama: 14.02.2026
127
A+
A-

İkizköylülerin avukatları, Milas acele kamulaştırma davalarına dair bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamaya göre acele kamulaştırma kararları; Milas’ın Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacahisar ve Karaağaç Mahallerindeki tarım alanları ile zeytinlikleri kapsıyor. Avukatlar, söz konusu alanlarda yalnızca tarım arazilerinin değil, köylülerin yaşadığı konutlar, avlular ve yerleşim alanlarının da yer aldığını vurguladı.

İkizköy’de yıllardır süren sürecin, termik santrallere kömür sağlamak amacıyla başladığı ve bu doğrultuda zeytinliklerin birer birer maden faaliyetlerine açıldığı ifade edilen açıklamanın tamamı şu şekilde:

“Süreç boyunca bölge halkı, zeytinliklerini, geçim kaynaklarını ve yaşam alanlarını korumak için defalarca hukuki mücadele yürütmüş; açılan davalar, keşifler ve mahkeme süreçleri devam ederken 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararı ile yüzlerce taşınmaz için yeniden acele kamulaştırma kararı alınmıştır. Oysa yörede yaşayanlar açısından mesele yalnızca mülkiyet değil, yaşam alanlarının ve geleceğin korunmasıdır.
Acele kamulaştırma kararları Milas’ın Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacahisar ve Karaağaç Mahallerindeki tarım alanları ile zeytinlikleri kapsamaktadır. Bu alanlarda yalnızca tarım arazileri değil, köylülerin yıllardır yaşadığı konutlar, avlular ve yerleşim alanları da kamulaştırma kapsamına alınmıştır. Bu durum, yurttaşların yalnızca toprağını değil, doğrudan evini ve yaşam alanını kaybetmesi anlamına gelmektedir. 
Dava konusu acele kamulaştırma kararları ise başta mülkiyet hakkı olmak üzere, çevre hakkı, yaşam hakkı ve yerleşme özgürlüğü açısından ciddi hukuka aykırılıklar barındırmaktadır. Zeytinliklerin korunmasına ilişkin özel mevzuat ve daha önce verilmiş yargı kararları yok sayılarak, devam eden davaların sonuçları beklenmeden yeni kamulaştırma kararlarının alınması, hukuki güvenlik ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Üstelik kamu yararı gerekçesi ileri sürülmesine rağmen, elektrik üretimi açısından zorunlu bir durum bulunmadığına ilişkin teknik raporlar ve bilimsel değerlendirmeler de mevcuttur.
Bu nedenle bölgede taşınmazları acele kamulaştırma kapsamına alınan yurttaşlar adına, 200 parseli kapsayan toplam 96 ayrı dava açılmıştır. Açılan bu davalar yalnızca bireysel mülkiyet haklarının korunması için değil; tarım alanlarının, zeytinliklerin, köy yerleşimlerinin ve yaşam alanlarının korunması için yürütülen toplumsal bir hukuk mücadelesidir. Her bir dava, köylülerin yaşam alanlarını koruma iradesinin hukuki karşılığıdır.
Bu noktada yargı makamlarını, süreci hukuk devleti ilkesine uygun şekilde ve acele kamulaştırmanın olağanüstü niteliğini gözeterek değerlendirmeye çağırıyoruz.”

Acele kamulaştırmanın ancak istisnai ve zorunlu durumlarda uygulanabileceğine dikkat çekilen açıklama şöyle devam ediyor:

“Acele kamulaştırma ancak gerçekten zorunlu ve istisnai durumlarda uygulanabilecek bir yöntemdir. Oysa burada acelelik hali bulunmadığı gibi, yıllardır devam eden bir madencilik planının kamulaştırmayı acil bir ihtiyaç gibi sunması hukuken kabul edilebilir değildir. Yargıdan beklentimiz, yurttaşların mülkiyet hakkını, çevre hakkını ve adalete erişim hakkını koruyan kararlar vermesidir.
Kaldı ki dava konusu alanlarda daha önce de acele kamulaştırma kararları alınmış, hatta bazıları kısa süre sonra geri çekilmiş veya yeniden gündeme getirilmiştir. Aynı alanlar için tekrar tekrar kamulaştırma yoluna gidilmesi, acele kamulaştırmanın istisnai niteliğiyle bağdaşmadığı gibi, yurttaşlar üzerinde sürekli bir mülksüzleştirme ve yerinden edilme baskısı yaratmaktadır. Dolayısıyla bugün karşı karşıya olduğumuz durum, acil bir kamu ihtiyacının değil, yıllardır sürdürülen bir maden genişletme politikasının sonucudur. Bizler bir kez daha vurguluyoruz: Bu topraklar yalnızca maden sahası değil, insanların evidir, yaşam alanıdır ve hukuk mücadelesi sonuna kadar sürdürülecektir.”

“Acele Kamulaştırmaya Hayır” Mitingi

Acele kamulaştırmaya maruz kalan yurttaşların çağrısı üzerine, 15 Şubat Pazar günü saat 14.00’de Milas-Atapark’ta CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla düzenlenecek olan “Acele Kamulaştırmaya Hayır” mitingi hatırlatılarak açıklama noktalandı.

Bu yazıyı paylaş !

Shares
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.