Winner Bodrum! / Deniz Münir “BodrumSpor” Yazıları…

Winner Bodrum!
Trendyol 1.Lig’in 23.haftasına gelmiş bulunuyoruz. Bugün, Bodrumspor-Serikspor mücadelesini inceleyeceğiz. Önce ev sahibinden başlayalım. Yeni yapılanma kapsamında kadrodaki birkaç önemli oyuncunun ayrılığı ve bazı önemli oyuncuların sakatlığı sebepli eksik bir kadroyla mücadeleye çıktı. Konuk ekibe bakacak olursak; kadrolarını önemli ölçüde güçlendirdiler, kadro derinliğini sağlamlaştırarak bir yandan da ligde kalma iddiasını daha üst düzeye çıkardı. Şimdi karşılaşma için yeterli özet bilgiye sahip olduğumuza göre analizimize geçebiliriz ancak maç öncesinde dikkatimi çeken bir gelişme oldu. Hakem, topu santra noktasına bırakmış ve oyuncular da sahaya dizilmişken, 12.adam diye bahsettiğimiz taraftardan harika bir hareket izledik. Tüm takımı tribüne çağırarak alkışladılar. Sahada kim olursa olsun diye sahip çıktılar ve muazzam bir moral verdiler henüz daha girişte. Bu çok önemli bir durum, benim de dikkatimi çekmişken bahsetmeden duramadım. Bodrum seyircisine bir kez daha tebriklerimizi yollarken, maçımıza geçiyoruz.

Maçın başlarında alışılmışın dışında bir durgunluk vardı. İki takım birbirini ölçüp, biçip, tartıyordu. Akdeniz temsilcisinin aslında beraberliğe bile razı olduğu bir maç olduğu için beklenen bir senaryo oldu ve sakin süren ilk dakikaların ardından 12.dakikaya geldiğimizde hücum eden taraf Serikspor diye pozisyona giriş yapıyoruz. Ceza sahasına yaklaşık on metre uzaklıktan arka direğe doğru yapılan ortaya Gökhan’ın kafa vuruşu geldi ancak top, üstten dışarı gitti. Bu pozisyonun çok büyük tehlike içermediğini söyleyebilirim ama asıl bahsedeceğimin buradan hareketle olması sebebiyle eklemek istedim. Kafa vuruşunun yapıldığı yer, Cenk ile Ali’nin kapattığı bölge yani Bodrum defansının sol bölümü. Şimdi rakiplerin bu bölgeye neden top gönderdikleri hakkında konuşalım. Önce Cenk’ten başlayalım. Boy uzunluğu sebebiyle hava toplarına karşı çok etkili olmayan ve daha çok yerdeki topları kullanan bir kanat bek profili kendisi. Partneri Ali Aytemur ise yanındaki genç İsmail Tarım’ın işini kolaylaştırmak açısından rakibin forvetini marke eden bir isim. Tecrübesi bakımından Ali’nin markaj yapması daha doğal tabi. İşte bu faktörler olunca, sebeplere dayalı olaraktan boşluğun oluştuğu bölgeyi savunmada sıkıntıya giriyor Bodrumspor. Bunu gidermek açısından hem zaten kanatlarda da eksik varken önerim, Furkan Apaydın’ın sol bekte görev yapması ve Cenk’i sol kanatta değerlendirmek açısından olacak. Gerektiği zaman da beş savunmacılı bir sisteme rahatça geçilebilir.

Sonraki pozisyon için 10 dakika kadar ilerliyoruz. Bodrumspor’un ön alan baskısında Ege ile kazandığı bir topla başlıyoruz. Kayarken pas da atmış oldu ve topun ulaştığı adres, Ali Habeşoğlu. Genç golcünün ilk kontrolden sonraki planı; Seferi’yi pozisyona sokmak, eğer atamazsa veya pas verirse kendi atmak yönündeydi. Planının değiştiği yer ise verdiği pasın rakipten dönerek kendine tekrar gelmesi oldu. Yeniden sahip olduğu topa, Allah ne verdiyse vurdu ve inanılmaz bir şut çıkardı. Eskiden Tsubasa diye bir çizgi dizi vardı belki izleyenler bilir. Hyuga diye bir karakterin inanılmaz güçlü şutları vardı ve vurduğu gibi kaleyi inletiyordu. İşte tam da o türden hem de falsolusundan bir vurdu, kale filelerini sarstı, inanılmaz bir gol attı. Çalışılmışsa bravo, anlık olarak yaptıysa daha da çok tebrik. Tek kelimeyle muhteşemdi.
İlk yarının geri kalan bölümünde herhangi bir önemli gelişme yaşanmadı. Bodrumspor, ani gol yemekten kaçınırken rakibi ise daha fazla gol yememek ve en azından devre arasına moralli girmek açısından skoru korudu.
İkinci yarı başında da yine önemli bir hadise olmadı. Taraflar, birbirinin oyununu bozma hevesli oynadı ve bir türlü üstünlük kuramadılar.

63.dakikaya geldiğimizde, klasik orta alan mücadelesinden kazanılan top ile Serik atağı başladı. Orta alandan atılan uzun pastan sonra bir anda Adeola ile kaleci Bahri Can karşı karşıya kaldı. Bitirişini klas yapmak istedi ama kaleciyi tebrik etmeli, son ana kadar bekledi ve aşırtma olarak denenen vuruşu rahatça kucağına aldı. Skorun sabit kalması, Bodrum’a yaradı.
Hemen on dakika ilerliyoruz. Kazanılan bir köşe vuruşu, kullanan ev sahibi. Mustafa Erdilman, arkaya kesiyor. Ali Habeşoğlu’ndan içeriye kafa ile servis, İsmail Tarım’dan son dokunuş ve skor 2-0 oldu. Golcü, golü koklayan, arayan, kovalayan stoper diye bir tanım kurdum. Bodrumspor’da 10 maçta 4 gol atmış. Ofansif stoper desek hiç de fena olmaz. Forvetler bazen bu kadar katkı veremiyor. Mesela Ali Habeşoğlu. 17 tane başlangıç kadrosunda olduğu maçta 5 gol ve 3 asisti var. İsmail’in savunmada da iyi performans gösterdiğini hesaplarsak, takımdaki geleceği epey parlak görünüyor.
Ve geldik maçın son net pozisyonuna. Orta alan mücadelesinden havalanarak gelen topu tek hamlede önüne alarak takımı hücuma kaldıran Bodrum golcüsü Ali, önce biraz alan katettikten sonra kanatta daha müsait olan Ahmet’e pas attı. Ahmet içeri doldurdu, Seferi’nin kafa vuruşu da savunmaya çarpıp ağları buldu. 3 golle gelen 3 puan, harika!
En başta taraftardan bahsetmiştik, maç boyu herkesi en iyi şekilde desteklediler. Oyuncular, bu desteğe karşılık olarak güzel bir galibiyet armağan etti. Takım olma ruhu ve o kenetlenme gerçekten çok güzel şekilde yansıdı. Kim oynarsa oynasın elinden gelen her çabayı veriyor. Gerçekten muhteşem bir takım oyunu. İsim fark etmeden görevi üstlenen kahraman oyuncularla daha nice zaferlere inşallah. Sırada yine çok zorlamayacak Adana Demir maçı var. O zamana kadar iyi hazırlanmalar!





