Tanrıya Fısıldayan Bir Deli / Sedat Kaya “SOKAK” Yazıları…

Yayınlama: 06.11.2025
132
A+
A-
Tanrıya Fısıldayan Bir Deli 
Rotterdam, 1509 Kışı.
Rüzgâr kuzeyden sert esiyordu. Maas Nehri’nin suları kurşun gibi ağırdı.
Kilise çanları akşam duasını çağırırken şehir, donmuş bir inanç gibi suskundu.
Dar bir sokakta, loş bir hücre odasında küçük bir masa.
Masada bir kandil, bir tüy kalem ve titreyen bir el…
Mahkum Desiderius Erasmus’tu.
Rahipti, bilgeydi ama en çok insanın kendisine inanan bir insandı.
Duvarda bir haç, masada kalem ve aklında şu cümle dönüp duruyordu:
“Kurtuluş, korkudan değil, vicdandan doğar.”
O yıllarda kilise büyüktü; Roma’dan yayılan bir ahtapot gibiydi.
Her dua satın alınabilir, her günah bağışlanabilirdi.
Cennetin bile bir fiyatı vardı.
Erasmus bunu görüyordu ama bağırmadı.
Bir gün dostu Thomas More’un evinde, şakalaşarak söyledi:
“Bir kitap yazacağım;
deliliği övmek için.”
More gülmüştü.
Ama Erasmus ciddiydi.
Yazdı o kitabı; “Stultitiae Laus — Deliliğe Övgü.”
Bir yergi kitabıydı ama dua gibi okunuyordu.
Kilise adamları, papalar, prensler, bilginler…
Her biri sayfalarda kendi maskesiyle karşılaştı.
Erasmus hepsini güldürerek eleştiriyordu ama gülüşün altında bir yanık vardı.
Delilik, insanın kendini Tanrı sanmasıdır” yazmıştı.
“Ve en büyük delilik ise, bunu Tanrı adına yapmaktır.”
Kitap elden ele dolaştı, sınırları aştı, dillerden dillere çevrildi.
Basımcılar geceleri bile dizgi yaptı.
Papa’nın sarayında bile gizlice okunuyordu.
Bu sessiz adam devrimci değildi, keşiş değildi, savaşçı değildi ama din imparatorluğun sinirini yerinden oynattı.
Luther, onun kitaplarını cebinde taşıdı.
Krallar, adını anmaktan çekindi.
Kilise, onu “şüpheli bir bilgelik”le andı.
Çünkü Erasmus, ne yakılacak kadar düşman,
ne ödüllendirilecek kadar sadıktı.
Son yıllarında Basel’de yaşadı.
Kitapları raflarda değil, yasaklı listelerdeydi.
Ama o, mürekkebini hâlâ sevdi.
“Kalemim, Tanrı’dan fazla korkmuyor” diyordu.
“Çünkü o da insanın aklıyla konuşur.”
Ölmeden önce son cümlesi kayda geçti.
Sevgili Tanrım.”
Ne kilise, ne mezhep, ne ritüel
sadece sade bir dua.
Bugün ekranlarımızda bağıran din tacirleri,
sosyal medyada Allah adına lanet okuyan müritler
ve hakikati kendine saklayan yeryüzü halifeleri arasında
Erasmus’un sesi hâlâ yankılanıyor:
Gerçek dindarlık, düşünmekten korkmamaktır.
“Delilik, aklını başkasına teslim etmektir.”

Bu yazıyı paylaş !

Shares
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.