“Selvi Boylum Al Yazmalım” Hasan Harmancı “Sokak” Yazıları…
“Selvi boylum al yazmalım” Cengiz Aytmatov edebiyatının bir başyapıtı sayılır mı bilmiyorum ancak sinema tarihi içinde Ortadoğu toplumlarının kimliğini gerçekçi yansıtması açısından bir simge dildir.
“Sevgi iyilikti, sevgi dostluktur; sevgi emektir” cümlesi artık tüm dünyada anlamsız kelimeler bütünü sayılsa da, insan ruhunun insanlığı inşa etmesinin hikayesidir. Aslında köylü ile kentli ilişkisinin sessiz güvensizlik ve beklentisinin yansımasıdır. Köylü kadının kendini şehir hayatına koşulsuz teslimi düşüncesinin kırıldığı bir noktadır “Al Yazmalım”. Çünkü kaçış değil bir kalış ve gönül yarasıdır. Ahmet Arif şiirinin “Bu da sabır, ağulardan süzülmüş” dediği duygudur. Aşkın bir kördüğümden doğmasıdır. Kente esir erkeklerin geri dönülmez hayatlarında düşe dönüşmüş aşklarının yeni dünyaya esir oluşudur.
Film Türkiye’de aşk ilişkilerinde kadınla erkeğin durduğu yeri, tercihi anlatır gibi yapar. Filmde Asya rolüyle Türkan Şoray tercihini İlyas’a aşkından yana değil, güven veren koruyucu erkeği Cemşid’den yana yapar. Günümüzde Feminist eğitimden geçmeye, fırsatı olmayan her kadının teslim olduğu yerde durur. Üstelik geleceği kimliksiz bir erkek çocuğun yaşayacağı travmaları görmezlikten gelen epik bir sahnenin duyguyu küle çeviren son sözleriyle insan hakikatinin sarsıldığı sahnedir.
Kadir İnanır “Al yazmalım”ın sözlerinin kişilik bulmuş iki donundan biridir Artık bedenen aramızda değil. Birçok kadının hayali bakışlarıyla Kadir İnanır, birçok erkeğin hayali bakışlarıyla Türkan Şoray kırık bir çıkrık gibi güzel ve anlamlı sözlerinin ruhunu öremeyecek. Dramlarımız kan akıtmadan küllenecek. Acı canıyla bedel ödemeyecek. Aşkın öcü olmayacak. Aşk sessizce Mecnun ile Leyla’nın kavuşamayan kırık kanatları olarak yüreklerimizde kanamaya devam edecek.
Aytmatov bu filmin yaratıcı kahraman yazarı. Türkiye’de bilinir bilinmez bir yerdedir. Kadir İnanır filmin oyuncu kahramanı. İnanır sadece bir oyuncu/artist değildi. O toplumun sosyolojik ve siyasal gerçekliğini de gören ve eleştiren bir yerde durdu. Tarık Akan, Yılmaz Güney, Fatma Girik, Tuncel Kurtiz, Sırrı Süreyya Önder ilk akla gelenler. Kadir İnanır bu halkanın son nefeslerinden biriydi.
“Selvi Boylum Al Yazmalım” her ne kadar çaresiz masumların filmiyse, Kadir İnanır “Tatar Ramazan” onurunun direnişidir.
“Elveda selvi boylum al yazmalım, elveda…”
Devr-i daim ola…







