İnandık Size Bu Sene! / Deniz Münir “BodrumSpor” Yazıları…

İnandık Size Bu Sene!
Trendyol 1.Lig’in bu sezonu, Bodrumspor için çok özel geçmeye devam ediyor. Her maç ayrı bir final havasında geçiyor ve izlemesi de oldukça keyifli oluyor. Bugün konuşacağımız iki maçımız var. İlkine yavaştan geçelim. Ümraniyespor ile son karşılaşmasında rezil bir oyunla 1-0 yenilmişti yeşil beyazlılar ki zaten o maçtan sonra düşüş yaşamışlardı. Aynı sıkıntıların tekrarlanmasını önlemek adına rövanş tadında bir mücadele diyebiliriz.
Oynanacak oyunu ilk dakikalarda belli etmişti Bodrum. Gol veya goller bulmak ilk öncelikli hedefti. Henüz ilk dakika içerisinde Seferi ile kontra atakta karşı karşıya pozisyon yakalansa da Arnavut oyuncunun vuruşu isabetsiz oldu. Kronometre daha 1:20 gösterirken gol bulmak, maça önde başlamayı sağlardı. Ancak oyunculara bu şekilde bakmanın doğru olmadığını düşünüyorum, zaten her geleni atsa niye Barcelona / Real Madrid gibi yerlerde oynamasın?

Devam eden mücadelede Bodrum’un şutlarının çoğunu kalecinin soluna vurduğu dikkatimi çekti, iyi çalışılmış gibi görünen hücum organizasyonları maçın anahtarı oldu. Zaten kazandığı toplarla iyi çıkan ve çok kez de benzer goller bulan takım, yine benzeri bir pozisyon sonrası kalecinin soluna giden şutta Hotic ile golü buldu. Ayrı bir parantez de yıldız oyuncuya, bu adam Bodrum’a geldiğinden beri ne yedi? Ne içti? İnanılmaz oynuyor ve her maç üzerine koyarak devam ediyor. Bazı futbolcular vardır, sessiz sedasız transfer olup büyük oynayan. İşte tam da onlardan biri bu adam, takımın ihtiyacı olan formül bulundu!
Her ne kadar alt sıralarda oynasa da Ümraniye küçümsenmeyecek rakiplerden, lider Erzurumspor’u yendiler. Önemli karşılaşmaların sürpriz takımları arasında, galibiyeti almak önemli. Ayrıca bu maçta Portekizli eldiven Diogo Sousa da yeşil sahalara döndü ve son dakikalara doğru iki kritik kurtarışla yeniden kendini hatırlattı.

Gelelim şimdi bizim asıl konumuza. Derbi kavramını aynı şehrin takımları için kullanmak doğru olsa da Bodrum-Çorum maçlarını yabana atmak olmaz. İki takım arasında zaman zaman gerginlikler, sosyal medya üzerinden atışmalar ve zıtlaşmalar olsa da maçlarının çekişmesi üst düzey. Üst sıralarda yer alan ve puanları da başabaş giden türdeki mücadeleleri klişe bir sözle “6 puanlık maç” diye ifade ederiz. O ifadeyi alarak bu maçın başlığının yanına sıkıştırmak yakışır! Şimdi göz atalım pozisyonlara.
Dakika henüz 10 olmamışken, ev sahibi avantajıyla topa sahip olan Çorum’un sürekli kanat ortası denemelerini izledik. Sağ kanatta Fredy-Üzeyir paslaşması sonrası ortaya doldurulan topu Burak Çoban harika bir koşu yaparak asist diye taçlandırdı, Çorum öne geçti.
Skoru daha da arttırmak amacıyla hücumlarını fazlalaştıran Çorum’un arkada verdiği boşluğu, etkili kontra / geçiş hücumu sayesinde kullanan Ege ekibi ise Brazao ile beraberliği yakaladı. Rakibinin ön alan baskısına rağmen savunmadan ısrarla kısa pas yapıp çıkan Bodrum’un, o baskıdan kurtulması sonucu 7 tane Çorumlu oyuncu bir anda oyundan düştü ve etkisiz kaldı. Çok başarılı ve güzel gelişen golü tebrik etmek yakışır bizlere.
Yine aynı strateji unsurlarını kullanan tarafların verim aldığı ilk an, Seferi ile konuk ekibin yakaladığı şans. Üzeyir’i geçtikten sonra çizgiye inip içeri çevirme planlarını uygulamasına engel olan rakibi her ne kadar golcü ismi durdursa da net bir ihlal yaptı. Hakemin verdiği karar aut olsa da VAR sisteminin çok net bir penaltıyı vermemesine şaştım kaldım. Bu sistemin kurulma amacı hakem hatalarını önlemek değil mi? Kör göze parmak sokmaktır bu. Rezillik diz boyu! Zaten Çorum’un ligde kaydırıldığını düşünüyorum, uzun bir konu belki başka bir zaman bahsederim. Biz maçımıza odaklanalım.

Dakika 40’ta tekrardan kenar ortası ile gelen bir tehlikede Samudio’nun kafa vuruşu direkte patladı. Hatırladığım kadarıyla gecen sene Antalyaspor forması giyerken de Bodrum kalesinde benzer bir şekilde direği isabet ettirmişti, yine şansı yaver gitmedi.
İkinci yarıya atladığımızda uzaktan denemelere başvuran Çorum’un Diogo Sousa’ya takıldığı önemli bir şans var. Bunun haricinde Bodrum’un da uzaktan denemeleri oldu fakat çok etki etmedi bu vuruşlar.
Asıl kırılma anına gelelim. Rakibinden gelen topu güvenlice auta bırakmak isteyen Furkan Apaydın, Burak Çoban’a ayağındaki topu kaptırıp aceleyle geri almaya çalışırken penaltı yaptırdı. Doğruluğuna bir şey demek istemiyorum ama hakem hemen alelacele penaltıyı verdi. Diğerinde niye hiç tereddüt etmedin Direnç Tonusluoğlu!?
Normalde Çorum’un penaltıcısı Fredy olsa da eski takımına karşı onun kullanmasına izin vermeyen Uğur Uçar, Mame Thiam gibi bir diğer tecrübeli isme güvendi. Vuruş yapılıncaya kadar herkes çok büyük heyecan içerisinde bekleyişe geçti. Thiam geldi, vurdu, kaleci Diogo Sousa’dan play-off penaltılarının kopyası kurtarış geldi. Dejavu yaşattı rakip taraftarlara Portekizli eldiven! İlahi adalet mi desem bilemedim ama dualarım kabul oldu.
Son dakikalarda Osman Haqi ile önemli şansı harcayan Bodrum, maçtan 1 puanla ayrıldı.

Deplasmandan puanla dönmek önemli, sıkıntılı maçlardan puan almaya alıştı takım, son derece iyi bir ilerleme. Bunun haricinde Sousa harika bir dönüş yaptı, büyük kaleci her hâlinden belli oluyor. Avrupa kulüpleri mümkünse hiç görmesin de almasın. Takımın yapı taşlarıyla fazla oynamamak lazım. Önceki yazılarımda da dediğim gibi, adım adım ileriye giden bir Bodrum. Süper Lig’e çıkılır mı? Neden olmasın!? AMA önce şu Bandırma maçı. Haydi Bodrum halkı, herkes stada!





