Göz ile kulak arasındaki 4 parmak / Yıldız Feldmann “Sokak” fotoğraf ve yazıları…

Yayınlama: 09.08.2026
319
A+
A-

Sosyal medyada kaydırılan her parmak hareketiyle, gerçeğin biraz daha avuçlarımızın arasından kayıp gittiği bir zamanda yaşıyoruz.
Sahte içerikler, yapay zekayla üretilen kusursuz manipülasyonlar ve gerçeğinden ayırt edilemeyen kurgular… Mantığımız, algımız ve aklımız hiç olmadığı kadar açık bir sınavdan geçiyor.
Önlem alınması gerektiği konusunda herkes hemfikir. Ama ipin ucu çoktan kaçtı mı, işte orası büyük bir soru işareti.

Ne gerçek, ne yalan?
Artık bu soruya yanıt ararken bile yalpalıyoruz.
Bunu düşünürken babamın unutamadığım anlatımı geliyor aklıma.
Babam, gerçekle yalan arasındaki o ince ama keskin çizgiyi anlatmak istediğinde elinin dört parmağını birleştirir, şak diye gözüyle kulağının arasına yapıştırırdı.
Önce kulağını gösterir “Bu yalan”
Sonra gözünü işaret eder “Bu ise gerçek, duyduğuna inanma, gözünle gördüğüne inan.”
Eski dünyanın insanları için hakikatin ölçüsü bu kadar basitti.
Kulak yanılabilirdi ama göz tanıklık ederdi.
Peki ya şimdi?
Babam bugün yaşasaydı gözümüzün önünde akıp giden video kurgularını, hiç var olmamış insanların gerçekçi çığlıklarını, tek bir komutla sıfırdan yaratılan dünyaları görseydi ne düşünürdü?
O kendine özgü muhteşem mantığıyla bu dijital çağa nasıl bir yanıt bulurdu acaba?
Belki de ilk kez çaresiz kalırdı.
Çünkü o dört parmağın mesafesinin artık hükmü yoktu. gördüğümüz de duyduğumuz kadar şüpheli hale geldi.
İzlediğimiz herşey gerçeğin kendisi değil, gerçeğin kusursuzca taklit edilmiş bir kopyası oldu. İşin en acı tarafı ise şu; İnsanlık, neyin gerçek neyin yalan olduğunu ayırt edemez hale geldiğinde, gerçeği elimizden alan teknolojiden yine gerçeği öğrenmeye çalışacak.
Aklımızla oynandığında durup yapay zekaya şu soruyu soracağız
“Bu gerçek mi?”
Ve belki de en büyük çelişki tam burada başlayacak., gerçeğin hakemliğini de yine aynı teknolojiye bırakacağız.
Babamın dünyasında göz kulağa üstün gelirdi.
Bugün ise göz de kulak da şüpheli.
Dört parmağın mesafesi artık hakikati göstermeye yetmiyor.
Geriye yalnızca şu soru kalıyor,
Yapay zeka gerçeği tamamen yuttuğunda, biz neye inanmayı seçeceğiz?

Bu yazıyı paylaş !

Shares
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Ayhan oğuz dedi ki:

    Harika bir yorum. Yapay zeka geleceğin büyük tehlikesi. Ama bir yorum da benden gelsin. GERÇEK KİME GÖRE VE NEYE GÖRE. GERÇEĞİ BİLE ARTIK GÖRECELİ ALGILAYACAĞIZ.
    İşin cılkı çıktı. Tıpkı ” Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” gibi sanki. Hiç iyiye gitmiyoruz.
    Felsefe de okuduğyöuz PLATONUN MAĞARA İSTİARESİ gibi.