
Fenerbahçe Bu Oyuna Gelmemeli
Milas Kıyıkışlacık’ta, antik İasos’un kıyısında yaklaşık 586 bin metrekarelik alana 1907 yaşam birimi, marina, otel ve sosyal tesislerden oluşan dev bir proje planlanıyor. Yatırım NATA Holding tarafından geliştirilirken Fenerbahçe projeye sermaye koymadan marka iş birliğiyle dahil oluyor. Ancak söz konusu kıyı sıradan bir arazi değil; yaklaşık 5 bin yıldır yaşamın sürdüğü, antik çağda halkının geçimini denizden sağladığı İasos.
İasos’ta iki bin yıl önce balık geldiğinde konser yarıda kalırdı.
Antik kaynaklarda anlatılan hikâyeye göre kentte bir müzisyen konser verirken balık satışını haber veren işaret duyuldu. Seyirciler müziği bırakıp, tiyatrodan balık almaya koştu.
Çünkü İasos için deniz sadece güzel bir manzara değildi.
Hayattı.
Toprakları tarıma elverişli olmayan kent, yüzyıllar boyunca yüzünü denize çevirmiş, geçimini balıkçılıktan sağlamıştı.
Bugün o kadim balıkçı kentinin bulunduğu Kıyıkışlacık kıyıları bu kez dev bir gayrimenkul ve turizm projesiyle karşı karşıya.
Adı COVE 1907.
Yaklaşık 586 bin metrekarelik denize sıfır alanda 1907 yaşam birimi planlanıyor.
Rezidanslar, villalar, otel, okul, sağlık hizmetleri, ticari ve sosyal alanlar…
Ve yaklaşık 500 yat kapasiteli marina.
Başka bir ifadeyle İasos’un binlerce yıldır denizle kurduğu ilişkinin ortasına neredeyse yeni bir kasaba büyüklüğünde yapılaşma geliyor.
Fenerbahçe’nin Adı Var
Projenin tanıtımında Fenerbahçe markası önemli yer tutuyor.
Ancak Fenerbahçe yatırımcı değil.
Kulüp yönetiminin açıklamasına göre Fenerbahçe projeye sermaye koymayacak, kredi kullanmayacak, inşaat ve satış riskini üstlenmeyecek.
Projeyi geliştiren, finanse eden, inşa edecek ve satışını gerçekleştirecek taraf NATA Holding.
Fenerbahçe ise marka gücü ve iletişim olanaklarıyla projede yer alacak, satış ve tahsilatlara bağlı gelir elde edecek.
Bu durum beraberinde önemli bir soruyu getiriyor:
Türkiye’nin en büyük spor kulüplerinden birinin adı, böylesine büyük bir kıyı yapılaşmasının pazarlanmasında kullanılmalı mı?
1907 Konut Sadece 1907 Konut Değil
Çünkü mesele sadece yapılacak binaların sayısı değil.
1907 yaşam birimi binlerce yeni kullanıcı demek.
Su tüketimi demek.
Kanalizasyon ve atık demek.
Elektrik, araç ve trafik demek.
500 yatlık marina ise deniz trafiğinin ve kıyı kullanımının çok daha yoğunlaşması demek.
Kıyıkışlacık ve Güllük Körfezi zaten limanlar, maden faaliyetleri ve büyük yatırımlar nedeniyle ciddi bir yapılaşma ve kullanım baskısı altında.
Bu nedenle projenin ekonomik büyüklüğünden önce yanıtlanması gereken soru şu:
İasos’un denizi ve Kıyıkışlacık’ın doğası bu yükü kaldırabilecek mi?
Aynı Kıyılar Daha Önce Yargıya Taşındı
Üstelik bölgenin geçmişinde önemli bir hukuk süreci bulunuyor.
Kıyıkışlacık’taki bazı parsellerin deniz cephesinde daha önce “Yakamoz Yat Limanı ve Çekek Yeri” amacıyla hazırlanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları yargıya taşındı.
Muğla 3. İdare Mahkemesi, bilirkişi incelemesinin ardından bu planların iptaline karar verdi.
Şimdi açıklığa kavuşturulması gereken temel konulardan biri, COVE 1907 kapsamında planlanan marinanın ve proje alanının geçmişte yargıya taşınan alanlarla ne ölçüde örtüştüğü.
Projeye ilişkin güncel imar planlarının, yapı ruhsatlarının, marina izinlerinin ve çevresel değerlendirme süreçlerinin de kamuoyuna bütün ayrıntılarıyla açıklanması gerekiyor.
Bir de “Fenerbahçe Adası” Olacak
Projenin tanıtımlarına yansıyan bir başka dikkat çekici ayrıntı ise bölgedeki doğal adanın “Fenerbahçe Adası” olarak adlandırılması düşüncesi.
Ancak bir adaya isim vermeden önce sorulması gereken başka sorular var:
Adanın mülkiyet statüsü nedir?
Nasıl kullanılacaktır?
Ada ve çevresindeki doğal yaşam nasıl korunacaktır?
Çünkü bir kıyı yalnızca tapu üzerindeki parsellerden oluşmaz.
Denizi, koyu, adası, balığı, bitkileri ve üzerinde yaşayan bütün canlılarıyla bir ekosistemdir.
İasos 5 Bin Yıldır Burada
İasos’un tarihi MÖ 3. binyıla kadar uzanıyor.
Tunç Çağı’ndan Karia’ya, Roma’dan Bizans’a uzanan binlerce yıllık geçmişin izleri bugün hâlâ Kıyıkışlacık’ın hemen yanı başında duruyor.
İasos insanı yüzyıllarca denizden geçindi.
Balık bu kent için öylesine önemliydi ki antik çağdan günümüze kalan anlatılarda bile İasosluların balık tutkusu yer aldı.
Şimdi aynı kıyının önüne yüzlerce yatın bağlanacağı bir marina, arkasına 1907 yaşam birimi ve dev bir turizm-gayrimenkul kompleksi planlanıyor.
1907, Fenerbahçe için kuşkusuz tarihsel bir simge.
Ama doğanın rakamlarla, marka değerleriyle ya da satış hedefleriyle ilgisi yok.
İasos yaklaşık 5 bin yıldır orada.
Fenerbahçe 1907’den beri var.
COVE 1907 ise henüz bir proje.
Bu nedenle bugün sorulması gereken soru çok basit:
Bir proje uğruna 5 bin yıllık bir kıyının taşıyabileceğinden fazlasını yüklemeye değer mi?
Çünkü kulüp yönetimleri değişir.
Şirketler değişir.
Projelerin isimleri değişir.
Ama kaybedilen bir kıyının yerine yenisini koyamazsınız.
Fenerbahçe bu oyuna gelmemeli.