Dünyada İki Türkiye’de Tek 1952 Model Pembe Jeep Bodrum’da Çeyiz Oldu…
Bodrum düğünleri sadece iki insanın hayatını birleştirdiği törenler değildir. Bir kültür, bir gelenek, bir hafıza ve aslında bir öyküdür. Bodrum’un yerel düğün gelenekleri çok güzeldir güzel olmasına da aslında çok meşakkatli ve çok zordur. Öyleki kimi aileler hazırlıklar yıllar öncesinden başlar.
İster zengin olsun, ister fakir Bodrum düğünlerinin olmazsa olmazı “ağırlık” geleneğidir. Her aile kendi bütçesine göre bir ağırlık hazırlar elbette. Ağırlık yani kız evine gönderilecek çeyizler. Sandıklar, yatak-yorganlar, bakırlar, bohçalar ve bütün bunlar çoğu zaman develer ile taşınırmış eskiden. Çünkü Bodrum’un dağ köylerinde, dar patikalarında bir zamanlar hayatın taşıyıcısı deveydi. Sadece yük değil; kültürü, bereketi ve evliliğin ağırlığını da taşırdı. Davul-zurna eşliğinde ilerleyen develer, mahalle mahalle dolaşır; herkes yeni kurulacak yuvanın sevincine ortak olurdu.
O yüzden Bodrum’da hâlâ bir söz vardır: “Ağırlığın en ağırı gönül yüküdür…”
Aradan yıllar geçti… Bodrum büyüdü, asfalt yollar açıldı, develerin yerini araçlar aldı ama şimdilerde bu gelenek tek deve ile bile olsa hala sürdürülüyor.
Sıra dışı Çeyiz…
İşte bu hikâyemiz tam da burada başlıyor. Yine bir ağırlık töreni vardı, davul-zurna vardı, çeyiz vardı… Lakin ağırlık yüklü devenin yanında yürüyen kortejin içinde herkesin dönüp bir daha baktığı sıra dışı bir “çeyiz” daha vardı…
Dünyada iki tane olan, biri müzede diğeri de çalışır vaziyette ve trafikte yer alacak olan 1952 model pembe bir Jeep!
Bodrum Konacık Sanayi Sitesi’nde babasıyla birlikte klasik araç restorasyonu yapan Saltuğ Taşlıdağ, yaklaşan düğün öncesi nişanlısı Ece Demirkıran’a, belki de Bodrum’un son yıllarda gördüğü en sıra dışı düğün sürprizlerinden birini hazırladı.
Hurdalıkta terk edilmiş halde bulunan 1952 model askeri Jeep, baba-oğulun atölyesinde tam 4 ay boyunca gece gündüz çalışılarak yeniden hayata döndürüldü. Üstelik sadece restore edilmedi; modern teknolojiyle günümüze uyarlandı ve Bodrum’un ruhuna uygun şekilde pembeye boyandı.
Konacık’taki atölye önünde başlayan ağırlık töreninde, gelenek bozulmadı. Çeyizler develere yüklendi. Davul-zurna çaldı. Kortej oluşturuldu. Ancak bu kez konvoyun “en ağır çeyizi”, çekicinin üzerinde pembe tüllerle süslenmiş 1952 model Jeep oldu.
Gümüşlük’e doğru yola çıkan konvoyu gören vatandaşlar cep telefonlarına sarıldı. Çünkü Bodrum sokaklarında her gün develi çeyiz korteji görülse de, çekici üzerinde ilerleyen pembe bir askeri Jeep pek rastlanan bir görüntü değildi.
Saltuğ Taşlıdağ, bu sürprizin sadece bir araç değil, aynı zamanda emek ve sevginin sembolü olduğunu söylüyor:
“Babamla birlikte 4 ay uğraştık. Bu Jeep’i 2026’ya uyarladık. Daha teknolojik hale getirdik. Eşime sürpriz olacak. Rengini özellikle pembe seçtik. Türkiye’de tek, dünyada ise sadece iki tane var…” derken plakanın da tesadüf olmadığını dile getiriyor.
Peki 34 ECE 225 ne anlama geliyor?
“ECE”, gelinimizin adı…
“25”, damadımızın memleketi Erzurum’un plakası…
“22-5” ise düğün tarihleri yani 22 Mayıs…
Baba Murat Taşlıdağ ise yıllardır hurda cipleri yeniden hayata döndürdüklerini anlatıyor: “Bizim işimiz cipleri yaşatmak. Gelinimizi Bodrum’dan aldık, ona özel bir cip yapmak istedik. Ağırlığın en ağırı bu olsun dedik…”
Bu arada eski jeep tutkunu Mehmet Tosun’da bu sıra dışı ağırlık töreninde yerini almıştı. Kardeşim dediği Saltuğ’un ve yakın arkadaşı Murat ustanın bu sevincine ortak olmak için atölyeye gelmişti. Tosun başkan en ince noktasına kadar detaylı bir şekilde incelediği pembe jeepi o kadar beğendi ki galiba içinden “Acaba ben de eşime böyle bir hediye mi yaptırsam…” diyordu…
Bizce bu hikâyenin en güzel tarafı şu; Bir yanda Bodrum’un yüzlerce yıllık düğün geleneği deve yüküyle ağırlık, diğer yanda da bir sanayi atölyesinde başlayan, yağ ve egzoz kokusuna sevdanın karıştığı modern bir aşk hikâyesi.
İşte Ece ile Saltuğu’un aşk hikâyesinin sıradışı ve mutlu bir başlangıcı…






