AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Seha Ergene Sokağın Sesi’ne Konuk Oldu…
Fatih Bozoğlu ile Sokağın Sesinde Bodrum Ak Parti Bodrum ilçe Başkanı Seha Ergene’yi konuk aldım. Bodrum’un kendine münhasır tanınmış isimlerinden biri olan müzisyen Mustafa Ergene’nin oğlu.
Sosyal demokrat oyların yüzde altmışları geçen Bodrum gibi bir kentte AK Parti İlçe Başkanı olmak adeta iğneli bir koltukta oturmak anlamına geliyor. Ancak muhalefetteki bölünme gelecek dönem için AK Parti’nin şansını artırdığı da bir gerçek. 31 Mart Yerel seçimlerinde yüzde 34 sınırını zorlayan AK Parti, YEN Parti ve CHP’nin bölünmesi nedeni ile bir belediye başkanı çıkartabilir. AK Parti’nin Bodrum Belediye Başkanı adayı da kimbilir belki de Seha Ergene’dir.
Soru net: AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Seha Ergene gelecek yerel seçimlerinde Belediye Başkanı Seçilebilir mi?
Seha Ergene ile farklı dünya görüşlerimiz var. Lakin bu söyleşi siyaset üstü ve Bodrum odaklı. Bodrum sevdalısı ağabey kardeş olarak yaptığımız söyleşide sorularım ve yanıtların bir bölümünü buraya yazmaya çalıştım. Detaylar ise videomuzda…
İşte 32 kısım tekmili birden Seha Ergene ile Sokağın Sesi…
- Önce siyaseti bir kenara bırakalım. Bodrum sizin için ne ifade ediyor? Çocukluğunuzdan bugüne baktığınızda kaybolmasını istemediğiniz Bodrum nedir?
Bodrum benim için görev yeri değil, evim. Burada doğdum, büyüdüm; hayatımın hafızası burada. Bodrum değişecek ve gelişecek ama değişirken doğasını, mahalle kültürünü, insan ilişkilerini ve kendine özgü ruhunu kaybetmemeli. Çocukluğumuzun Bodrum’unu aynen geri getiremeyiz; fakat o ruhu çocuklarımıza taşıyabiliriz.
- Çocukluğunuzun Bodrum’undan bugün hâlâ gözünüzü kapattığınızda hatırladığınız bir yer, bir ses ya da bir an var mı? Bugünkü Bodrum’da en çok neyi özlüyorsunuz?
En çok insanların birbirini tanıdığı Bodrum’u özlüyorum. Esnafla müşterinin ilişkisinin alışverişten ibaret olmadığı, insanların birbirinin derdinden haberdar olduğu bir Bodrum vardı. Geçmişe dönelim demiyorum; büyürken birbirimizi kaybetmeyelim diyorum.
- Bodrumlu olmakla Bodrum’da yaşamak arasında sizce bir fark var mı? Bir insan ne zaman gerçekten bu kentin parçası olur?
Ben Bodrum’da doğdum ve bununla gurur duyuyorum. Ama Bodrumluluk yalnızca doğum yeri değildir. Burada hayat kuran, çalışan, yatırım yapan, doğasına ve mahallesine sahip çıkan herkes bu kentin parçasıdır. Bodrum’a ait olmak, Bodrum’a karşı sorumluluk hissetmektir.
- Siyasete girmeseydiniz yine Bodrum’un meseleleriyle bu kadar ilgilenir miydiniz? Yoksa ilçe başkanlığı size daha önce görmediğiniz başka bir Bodrum mu gösterdi?
Bodrum’un meseleleri zaten hayatımızın içindeydi. İlçe başkanlığı ise sorunların birbirine ne kadar bağlı olduğunu daha net gösterdi. Yolun arkasından altyapı, turizmin arkasından ulaşım, konut ve maliyet geliyor. Bu görev bildiğim Bodrum’un katmanlarını daha iyi görmemi ve sorumluluğumu artırdı.
- AK Parti’nin Bodrum’da yıllardır aşamadığı bir siyasi eşik var. Bunun bütün sorumluluğunu seçmenin tercihine yüklemek kolay. Sizce AK Parti geçmişte Bodrum’u anlamakta veya kendisini Bodrum’a anlatmakta nerelerde hata yaptı?
Seçmeni suçlayan siyaseti doğru bulmam. Bir vatandaş sizi tercih etmiyorsa nedenini anlamalısınız. Bodrum’un turizm, yoğun göç ve uluslararası etkileşimle şekillenen özel bir yapısı var. Kendimizi yeterince anlatamadığımız dönemler olmuş olabilir. Geçmişi yargılamak değil, ders çıkarmak ve Bodrumlunun güvenini kazanmak zorundayız.
- Göreve geldiğinizde yeni insanları AK Parti’ye kazandırmayı hedeflediniz. Bugün AK Parti’ye hayatında hiç oy vermemiş bir Bodrumlu karşınızda olsa ona partinizi anlatmakla mı başlarsınız, onu dinlemekle mi?
Önce dinlerim. Bize neden mesafeli olduğunu anlamadan gerçek iletişim kuramayız. AK Parti’ye oy veren de vermeyen de bizim vatandaşımız. Sorununu dinler, çözebileceğimizi çözer, ilgili kuruma taşınması gerekeni takip ederiz. Güven sloganla değil, samimiyet ve sonuçla kazanılır.
- AK Parti Bodrum teşkilatında nasıl bir değişiklik yapmak istiyorsunuz? Geçmiş siyasi aidiyetlerden çok liyakat, çalışma ve katkıyı esas alan bir yapı gerçekten kurulabiliyor mu?
Kurulmak zorunda. Geçmişte emek verenlerin tecrübesini korurken gençlere, kadınlara ve yeni insanlara alan açmalıyız. Ölçümüz liyakat, çalışma iradesi, teşkilat disiplini ve katkı olmalı. “Kimin adamı?” değil, “Partimiz ve Bodrum için ne yapıyor?” sorusunu esas almalıyız.
- İlçe başkanlığınızın ilk dönemleri çok rahat geçmedi. Yönetim yapılanmasından teşkilat içindeki tartışmalara kadar çeşitli meselelerle karşılaştınız. Bunlar sizi siyasetten soğuttu mu, yoksa nasıl siyaset yapmak istediğinizi daha mı belirgin hâle getirdi?
Soğutmadı; nasıl siyaset yapmak istediğimi netleştirdi. Teşkilat içindeki farklılıkların konuşulacağı yer partimizin kurumsal mekanizmalarıdır. Bodrum’un trafik, turizm, esnaf, eğitim ve sağlık meseleleri varken enerjimizi iç tartışmalara değil Bodrum’a harcamalıyız.
- Bodrum’da siyasetin zaman zaman kişiler üzerinden yürüdüğünü görüyoruz. Sizce Bodrum’un ihtiyacı daha güçlü siyasetçiler mi, daha güçlü kurumlar mı?
Daha güçlü kurumlar. Makamlar ve kişiler geçicidir, kurumsal hafıza kalıcıdır. Bugün ben varım, yarın başka bir arkadaşımız olacak. Başarı, bizden sonrakilere nasıl bir yapı bıraktığımızla da ölçülmeli. Bodrum’un kişilere değil, kurallara ve hedeflere göre işleyen kurumlara ihtiyacı var.
- CHP’li bir belediyenin yönettiği ilçede AK Parti İlçe Başkanısınız. Tamer Mandalinci yarın Bodrum yararına doğru bir proje ortaya koyarsa çıkıp açıkça “Bu doğru bir çalışma, destekliyorum” diyebilir misiniz?
Elbette. Sayın Tamer Mandalinci’nin planlı çalışma yaklaşımını olumlu bulduğumu da söyledim. Yanlış gördüğümüz yerde eleştiririz; Bodrum’un yararına doğru bir iş varsa destekleriz. Ölçüm şu: Bodrum kazanıyor mu? Kazanıyorsa siyasi rekabeti hizmetin önüne koymam.
- Aynı soruyu tersinden soralım. Ankara’dan Bodrum’un yararına olmadığını düşündüğünüz bir karar gelirse, AK Parti İlçe Başkanı olarak “Bu Bodrum için doğru değil” diyebilir misiniz?
İlçe başkanının görevi Bodrum’un gerçeklerini Ankara’ya doğru anlatmaktır. Bunu Ankara’ya karşı çıkmak değil, Bodrum’un doğrusunu Ankara’ya taşımak olarak görürüm. Farklı bir ihtiyaç varsa milletvekillerimize, Genel Merkezimize ve ilgili kurumlara doğru bilgiyle aktarırız. Bodrum’un Ankara’daki güçlü sesi olmak sorumluluğumuzdur.
- AK Parti uzun yıllardır merkezi iktidarda ancak Bodrum Belediyesi’ni yönetmiyor. Yarın Bodrum’da da belediye başkanlığını AK Parti kazansa, bir Bodrumlu günlük hayatında neyin değiştiğini hissederdi? “Ankara ile daha güçlü koordinasyon” demenin ötesinde bize üç somut örnek verebilir misiniz?
Bütün sorunlar bir günde çözülür demek gerçekçi olmaz. Ancak üç fark hissedilebilir: Ulaşım ve altyapıda daha güçlü kurumlar arası koordinasyon; Ankara’daki yatırım dosyalarının belediyeyle bütüncül takibi; başlangıcı, bitişi ve sonucu ölçülebilen eser ve hizmet belediyeciliği. Bodrumlu bunun karşılığını günlük yaşam kalitesinde görmelidir.
- Tamer Mandalinci’ye 2027 için ortak çalışma takvimi önerdiniz. Başkan yarın sizi arayıp “Masayı kuruyorum” derse önüne koyacağınız ilk üç mesele ne olur?
Memnuniyetle giderim. İlk dosyam ulaşım ve trafik, ikincisi altyapı, çevre, enerji ve kent yaşamı, üçüncüsü turizm ekonomisinin geleceği olur. Ancak yalnızca sorunları sıralamayalım; kim sorumlu, ne yapılacak, ne zaman başlayacak ve bitecek sorularını layalım. Yerel yönetimler, merkezi yönetim, STK’lar, meslek odaları ve muhtarlar aynı masada olsun.
- Her yaz Bodrum’da aynı başlıkları konuşuyoruz: trafik, su, altyapı, çevre, enerji, sağlık… Sizce Bodrum’un temel problemi kaynak eksikliği mi, planlama eksikliği mi, yoksa kurumların birlikte çalışamaması mı?
Bence temel mesele uzun vadeli planlama ve koordinasyon. Bodrum’da kamu kurumları, ekonomik güç, özel sektör ve güçlü bir sivil toplum var. Bunları ortak hedef ve takvim etrafında buluşturmalıyız. Yetkiler farklı olabilir ama vatandaş açısından önemli olan sorunun çözülmesidir. Kimin yaptığı değil, Bodrum için ne yapıldığı önemlidir.
- Trafikte yeni çevre yolu tartışılıyor. Ancak Bodrum’un günlük yaşamına baktığımızda Turgutreis’ten merkeze, Gündoğan’dan Ortakent’e sürekli bir hareket var. Bodrum’un problemi gerçekten bir yol problemi mi, yoksa kent planlamasının ulaşım üzerindeki sonucu mu?
Trafiği yalnızca yeni yol yaparak çözemeyiz. İnsanların neden ve nereye hareket ettiğini anlamalıyız. Sağlık, eğitim, alışveriş ve kamu hizmetlerine erişimde alt merkezler yeterli mi? Planlarda olup açılmamış yollar, mevcut yollar ve toplu taşıma ne durumda? Yol, toplu taşıma, alt merkezler ve kent planlamasını birlikte ele almalıyız.
- Bodrum’da esnafla ve sektör temsilcileriyle sürekli temas halindesiniz. Sahada size anlatılan Bodrum ile rakamlarda ve dışarıdan görünen “turizm cenneti Bodrum” arasında ne kadar fark var?
Bodrum Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü turizm markalarından biri. Ama güçlü marka olmak sorun olmadığı anlamına gelmiyor. Turizmci maliyet ve rekabeti, acente farklı beklentileri, esnaf sezonun ekonomik karşılığını anlatıyor. Sorunları konuşmak markaya zarar vermez; sorunları görmezden gelmek zarar verir.
- Bodrum’un pahalı olduğu konuşuluyor. Otelci maliyetlerden, esnaf sezondan, çalışan hayat pahalılığından şikâyet ediyor. Turist sayısının yüksek olması tek başına başarılı bir turizm sezonu anlamına geliyor mu?
Hayır. Turizmi yalnızca turist sayısıyla ölçemeyiz. Kişi başı harcama, konaklama süresi, işletmenin ve esnafın kazancı, hizmet kalitesi, tekrar gelen misafir ve sezonun uzunluğu birlikte değerlendirilmeli. Hedefimiz yalnızca daha fazla turist değil, daha güçlü ve sürdürülebilir bir turizm ekonomisi olmalı.
- Bodrum uluslararası bir destinasyon. Siz de İngilizce ve Çince konuşuyorsunuz. Yabancı misafirlerle aracısız iletişim kurabilen bir Bodrumlu olarak, onların Bodrum’a bakışıyla bizim kendi kentimize bakışımız arasında nasıl bir fark görüyorsunuz? Bodrum sizce dünyaya kendisini doğru anlatabiliyor mu?
Dil başka bir kültürü doğrudan anlayabilme imkânı veriyor. İngilizce ve Çince konuşabilmek yabancı misafirlerin Bodrum’a nasıl baktığını aracısız dinlememi sağlıyor. Bizim sıradanlaştırdığımız bir değer onlar için çok etkileyici, fark etmediğimiz bir eksiklik ise çok görünür olabiliyor. Mesele yalnızca dünyayı Bodrum’a getirmek değil, Bodrum’u dünyaya doğru anlatabilmek.
- Rakip destinasyonların 2027’yi bugünden planladığını söylüyorsunuz. Bodrum’un dünyadaki rakipleri kim ve onlarla yarışabilmek için artık neyi değiştirmek zorundayız?
Akdeniz ve Ege havzasındaki güçlü destinasyonlarla aynı misafir için rekabet ediyoruz. Bodrum’un marka değeri büyük ama “Bodrum zaten marka” rehavetine kapılamayız. Ulaşım, çevre, kent düzeni, hizmet kalitesi, tanıtım ve sektör ihtiyaçlarını sezon başlamadan planlamalıyız. Sezonu yönetmekten geleceği planlamaya geçmeliyiz.
- Merkezi hükümetin Muğla ve Bodrum’a kazandırdığı önemli yatırımlar var. Geçmiş yatırımları bir kenara bırakırsak Bodrum’un Ankara’dan bugün beklediği en önemli yeni yatırım nedir?
Bunu tek bir bina veya projeyle sınırlamam. Bodrum’un taşıdığı gerçek yük kamu planlamasında doğru okunmalı. Sezonla birlikte sağlık, ulaşım, eğitim ve altyapı ihtiyacı katlanıyor. Yeni yatırımlar Bodrum’un fiilî nüfusu ve stratejik önemi dikkate alınarak planlanmalı. Bizim görevimiz doğru dosyaları Ankara’ya taşımak ve sonuç alıncaya kadar takip etmek.
- Milletvekilleri geliyor, kurumlarla görüşmeler gerçekleştiriliyor ve Bodrum’un talepleri Ankara’ya taşınıyor. Vatandaş açısından önemli olan sonuç. Takibini yaptığınız konularda hangi aşamaya gelindiğini kamuoyuyla düzenli olarak paylaşmayı düşünüyor musunuz?
Vatandaş haklı; ziyaretin fotoğrafından daha önemli olan sonucudur. Hangi talebi ilettik, hangi kurumla görüşüldü, hangi aşamaya geldi ve hangisi sonuçlandı; mümkün olduğu ölçüde kamuoyuyla paylaşmalıyız. Siyaset yalnızca talebi iletmek değil, sonucun takipçisi olmaktır.
- Muhtarların, meslek odalarının ve STK’ların kararlar alındıktan sonra değil, karar aşamasında masada bulunmasını istiyorsunuz. Bodrum bugüne kadar biraz fazla yukarıdan mı yönetildi?
Geçmiş üzerinden suçlama yapmak istemem; bundan sonra nasıl yapacağımıza bakıyorum. Muhtarlarımız mahalleyi, BODER turizmi, TÜRSAB seyahat sektörünü, BESİAD iş dünyasını, meslek odaları kendi alanlarını biliyor. Karar aldıktan sonra bilgilendirmek yerine karar oluşurken dinlemeliyiz. Ortak akıl, daha doğru karar için Bodrum’un bilgisinden yararlanmaktır.
- Yerel basında hakkınızda oldukça sert yayınlar da yapıldı. Peki sizi eleştiren bir gazeteci haklıysa kamuoyu önünde “Evet, burada hata yaptım” diyebilir misiniz?
Elbette. Siyasetçi olmak hatasız olmak anlamına gelmiyor. Haklı eleştiriden faydalanırım; yanlış yaptıysam düzeltirim. Benim hassasiyetim eleştiriyle yanlış bilginin ayrılmasıdır. Polemik yerine bilgiyle ve yaptığımız işle vermeyi tercih ederim.
- Siyaset ve görevler bir gün bitiyor. Bir gün Bodrum sokaklarında yalnızca Seha Ergene olarak yürüdüğünüzde, bir Bodrumlunun size hangi cümleyi söylemesi bütün bu mücadeleye değdi dedirtir?
“Bizim derdimizi dinledi ve elinden geleni yaptı” demesi bana yeter. Herkesin benimle aynı siyasi görüşte olmasını beklemiyorum. Ama siyasi görüşü ne olursa olsun bir Bodrumlu “Bu şehir için samimiyetle çalıştı” diyorsa benim için çok kıymetlidir. Makamlar geçer; geriye yaptığınız işler ve bıraktığınız duygu kalır.
- Son olarak başladığımız yere, Bodrum’a dönelim. Siyasi kimliğinizi ve görevinizi bir kenara bıraktığımızda; Bodrum’da doğmuş, büyümüş, dünyanın farklı yerlerini görmüş Seha Ergene bundan 10 yıl sonra nasıl bir Bodrum’da yaşamak istiyor?
Kendi kimliğini kaybetmeden dünyayla yarışabilen bir Bodrum istiyorum. Çocuklarımızın burada gelecek kurabildiği, esnafımızın kazandığı, turizmcimizin geleceğe güvenle baktığı; ulaşımını, altyapısını ve büyümesini önceden planlayan bir kent. Dünyanın geldiği ama burada yaşayanların kendisini yabancı hissetmediği, daha iyi planlanmış, daha yaşanabilir ve hâlâ kendine özgü bir Bodrum.


