Yangınlar Üzerine Bir Söyleşi

Yangınlar Üzerine Bir Söyleşi
Yayınlama: 31.07.2025
154
A+
A-

Yangınlar Üzerine Bir Söyleşi

Önceki gün Labris Düşünce Platformu Bodrum yapılanmasının LVZZ Otelde DOĞAL AFETLER, YANGINLAR VE ÖNLEMLERİ üzerine söyleşi etkinliği vardı.

Konuklarımız Muğla Büyükşehir Belediyesi Yangın Önleme Şube Müdürü Mustafa Çiftçi, Yangın Eğitim ve İdari İşler Şube Müdürü Mahmut Kaya, AKUT Afet bilinçlendirmeden Mahmut Can Kovan Beyler değerli üyemiz Sayın Abbas Güçlü ‘nün kolaylaştırıcılığında kendi alanlarıyla ilgili bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştılar.

Kendi adıma çok bilgilendim. Ancak bilgilenmem gereken daha ne çok konu olduğunun da farkına vardım.

Bugünlerin ana konularından biri yangın. Oysa yaşadığımız her an her ortamda yüz yüze kalabileceğimiz bir felaket. Bu nedenle toplantıyı halka açık yaptık. Çok geniş bir kesime de duyurduk. Hal böyleyken toplantıya katılım hiç de yüksek değildi.

Toplantı boyunca salonunun yanından konuşulanlara kulak verme gereği bile duymadan geçip gidenleri düşündüm. O an kendileri için daha öncelikli konu ne olabilirdi ki!

O saatlerde oralarda avare avare dolaşanların; havuz başında güneşlenenlerin yangın felaketiyle karşılaşma olasılığı hiç yok mudur?
Keşke halkımız yangın konusunda yeterli bilgi ve birikime sahiptir. Okullarda, işyerlerinde onlara her türlü gerekli bilgi periyodik olarak verilmektedir, diyebilsek.

Acı ama ben, bu ülkede yangın ihbarı için hangi tlf. numarasını arayacağını bile bilmeyen milyonlar olduğuna inanırım.

Bu ülkede yangın söndürme düzeni/ aparatı olmayan ev sayısının olandan çok daha fazla olduğuna bahse girerim.

Öyleyse?

Bu sabah Kamçatka yarımadasında 8.8 şiddetinde bir deprem oldu. Depremi oralarda çalışan bir inşaat işçisi – Büyük olasılıkla o inşaatın yüklenicisi de Türk girişimcidir. – videoya çekiyor. Ne binalar yıkılıyor, ne yangın çıkıyor, ne yollar yarılıyor.

Sormadan edemiyorum. Benim ülkemdeki binaları yapan işçi de girişimci de Türk. Öyleyse neden benim ülkemdeki binalar 5 şiddetindeki bir depremde yerle bir oluyor.

Neden Almanya’da, Belçika’da madende çalışan işçilerimiz ölmüyor da Soma’da Ermenek’te, Kozlu’da, İliç’te ölüyor.

Soru çok. Aslında yanıtlar da açık.

Galiba halkımız da bunları biliyor.
Belki ” Tevekkeltü alâllah” demekle felaketlerden kurtulacağına inanıyor. Belki de gelecekten umudu kestiği için “koyuver yakasını gitsin” diyor.
Ama felaketlerin çok daha derin ve yıkıcı yaşanmasının ana nedeninin inanılmaz bir vurdumduymazlık olduğu kesin.

 

Bu yazıyı paylaş !

Shares
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.