Fatih Bozoğlu ile Sokağın Sesi 14.Bölüm 26 Eylül 2025 VİDEO İZLE
VİDEOMUZU İZLEMEYİ UNUTMAYIN. PROGRAMI BEĞENDİYSENİZ BEĞEN TUŞUNA DA BASAR MISINIZ?
Merhaba
Bu gün 26 Eylül 2025 Cuma “Fatih Bozoğlu ile Sokağın Sesi” başlıyor…
- Bodrum’da Güvenlik Sorunu Büyüyor!
- Turizm ve Tarımda Kriz mi Geliyor?
- Muğla’da Toprağımızı Vermiyoruz Mitingi |
- Türkiye’de Tarım Bitiyor mu? Vergisiz İthalat ve Çiftçinin Dramı…
Bu haftaki ilk konumuz Bodrum’da güvenlik sorunu. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta Bodrum Denizciler Derneği kafeteryasında kendini bilmez birkaç maganda hesap anlaşmazlığı nedeni ile silahlı saldırı gerçekleştirdiler. Üstelik bu silahlı saldırının yapıldığı mekan Polis Karakolu ile sırt sırta.
Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya her ne kadar soğukkanlı bir şekilde ve çok basit, çok sıradan bir olaymış gibi anlatsa da Bodrum’un en birinci sorunudur güvenlik.
Diğer yandan neredeyse her gün silahların patladığı Gümbet ne kadar güvenli?
Kara para ve uyuşturucu trafiğinin merkezi olaraka algı yaratılan Yalıkavak yasadışılıkla anılmaya devam ediyor. Yalıkavak’ta Taksici esnafı ile insan taşıma ruhsatı olup olmadığı dahi bilinmeyen çok lüks araçlarla insan taşıyan VİP minibüsçüler çatıştılar.
Gümbet için güya kültür seviyesini düşük olmasından kaynaklı bu olayların yaşandığı söyleniyor. Peki güya entelektüellerin takıldığı, lüksün dibine vurulduğu Yalıkavak ve Türkbükü ne kadar güvenli sizce?
Anımsayalım mı neler olmuştu geçen ay?
Bodrum’un Yalıkavak Mahallesi’nde gece saatlerinde taksi şoförleriyle VIP minibüs sürücüleri arasında kavga çıktı. Taşımacılık krizi yüzünden çıktığı öne sürülen kavga sonrası, yarımadanın farklı noktalarından yaklaşık 150 taksici olay yerine gelerek caddeyi trafiğe kapatmıştı.
Olayla ilgili soruşturma hala devam ediyor mu, birileri ceza aldı mı bilemiyoruz.
Bodrum Turizmine şöyle bir uzaktan bakalım;
80’li yıllarda başlayan ve hoşgörünün merkezi olarak kabul edilen benim de sürekli olarak vurguladığım “kedilerin ve köpeklerin bile arkadaş olduğu” turizmin gözbebeği Bodrum ne yazık ki artık yasadışı olaylar ve çatışmalar ile anılıyor.
Devlet ve yerel yöneticiler bu konuda çok dikkatli olmalı ve bu kötü algının biran önce normale dönmesi için canla başla çalışmalıdır. Bu sadece Bodrum turizm açısından değil güzel ve yalnız ülkemin turizmi açısından da çok önemli bir konudur. Zira Antalya’da bile olan herhangi bir adli olay, Bodrum’daki kadar dikkat çekmez ve haber niteliği taşımaz.
TUİ Türkiye’den çok Memnun…
Bodrum’da turizm İngilizler ve Fransızlar ile başladı Almanlar ile büyüdü. Turizmin pik yaptığı 90’lı yıllar ve 2 binli yılların ilk yarısında özellikle İngilizler ve Almanlar çok iyi para harcıyorlardı. Böylelikle Bodrum ekonomisine önemli katkı sağlamaktaydılar. Her şeyden önce Bodrum turizm ile anılmaktaydı. Oysa şimdi inşaatlar ve yasadışı kara para, uyuşturucu kaçakçılığı, mafya ve en çok da pahalılığı ile anılıyor.
Lakin her şeye karşın Bodrum markası hala dimdik ayakta. Tu inin CEO’su da Bodrum’da görev yapan gazetecilere verdiği röportajda bunu net olarak dile getirdi. Belediye Başkanlarından ne istersiniz ve ne önerirsiniz diye sorduğumda “Bizler ülkelere ne yapacakları konusunda önerilerde bulunmayız. Şu andaki durumdan biz çok memnunuz. Bodrum başta olmak üzere Türkiye bizim misafirlerimizi tatmin ediyor. Belki fiyat istikrarı konusunda bir çalışma yapılabilir…” diyerek oldukça diplomatik ama umut verici bir yanıt verdi. Altını nasıl dolduracağız onu da Ahmet Aras ve Tamer Mandalinci ve ekipleri düşünsün artık.
Tui CEO’sunun söyledikleri arasında bir konuyu daha öne çıkartmak isterim;
“Turizm sektörü yatırımı sever. Otel yatırımı turizme katkı sağlar. Turizme yatırım barışa yatırım, istihdama yatırım demektir. Türkiye’de 15 otelimiz var ve 550 otel ile birlikte çalışıyoruz. Fiyatlar konusunda hiçbir şikayetimiz yok. Misafirlerimiz Türkiye’den beklediklerini fazlasıyla alıyorlar ve mutlu ayrılıyorlar. Lakin Mısır büyük bir atak yaptı ve Türkiye’nin de bu atak karşısında kendine göre bir atak yapması gereklidir…”
Söyledikleri çok önemli ve umarım turizmciler, yerel yöneticiler ve hükümet bu konuda tedbirlerini alacaklardır…
Muğla Büyükşehir’den İlçelere Eşit Hizmet Vurgusu
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın ilçelerde yürütülen yatırımlara verdiği önem doğrultusunda, Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz, daire başkanları ve ilgili personel ile birlikte yoğun bir saha turu gerçekleştirdi.
Bu kapsamda Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz, Ula, Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman’da devam eden proje ve yatırımları yerinde inceleyerek belediye başkanları ve vatandaşlarla bir araya geldi.
Bu haberin üzerinde özellikle duruyorum ve önemsiyorum. Çünkü dönemin Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Bodrum Şoförler Odası Başkanı Hasan Kablı ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün arasında anlamsız bir sürtüşme ve anlamsın bir savaş yüzünden Yıllarca Bodrum’a hizmet gelmedi. Aslını sorarsanız Osman başkan denge yaratmaya çalıştı ama nedendir bilinmez Mehmet Kocadon Hasan Kablı’yı öne sürerek Bodrum’un zarar görmesine neden oldu. Bu konuda önümüzdeki günlerde özellikle Bodrum Şoförler Odası Başkanı Hasan Kablı ile ilgili çok şeyler konuşulacak.
Konumuza dönersek Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz çok dengeli ve başarılı bir çalışma yürütüyorlar. Bana göre gayet disiplinli ve hakkaniyetli bir şekilde ilçe ayrımı yapmadan hizmet götürüyorlar. Üstelik AKP’li belediyeleri bile ayırmıyorlar ve onlara da tarafsız bir şekilde hizmet aktarıyorlar. AKP’li Kavaklıdere ve Seydikemer Belediyeler için yapılan Büyükşehir yatırımlarına dikkatinizi çekerim.
“Toprağımızı Vermiyoruz” Mitingi Muğla’da Yapılacak…
Muğla “Toprağımızı Vermiyoruz” mitingine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in de katılımıyla “Toprağımızı Vermiyoruz” Mitingi 28 Eylül Pazar günü gerçekleşecek.
Mitinge, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da destek veriyor. Başta Türkiye İşçi Partisi etkinlikte yer alacak, Sera Kadıgil ve Demokrasi Partisi (DEM) İzmir Milletvekili İbrahim Akın, 28 Eylül’de Muğla’da yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı. Ayrıca Yeşil Sol Parti, Emek Partisi ve Sol Parti temsilcileri de etkinlikte bulunarak Akbelen ve İkizköy’deki doğa mücadelesine desteklerini gösterecek. Böylece miting, farklı kesimlerden gelen güçlü bir dayanışmanın sesi olacak.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras; “Akbelen’de, İkizköy’de yaşanan süreçte köylülerimizin yanındayız. ‘Toprağımızı Vermiyoruz’ mitingi, bu kararlılığın ve dayanışmanın en güçlü ifadesi olacak. Tüm vatandaşlarımızı Pazar günü Akbelen’in sesi olmaya davet ediyorum…” dedi.
Aras’ın 6 yıldan bu yana süren Akbelen, İkizköy mücadelesine açık ve net olarak verdiği destek bence çok değerli. Umarım bu tavrından dolayı başına bir şey gelmez.
Tarım Can Çekişiyor…
Sizinle son olarak içinizi karartacak bir haberi daha paylaşmak istiyorum. Bu haber güzel ve yalnız ülkemin her sokağını, her mahallesini, her köyünü, kasabasını ve şehrini ilgilendiriyor;
TARIM hızla bitiyor, bitiriliyor. Tehlike çanları adeta kulaklarımızı sağır edercesine çalıyor…
ABD’den ithal edilen pirinç, tütün, badem, ceviz, Antep fıstığı gibi temel tarım ürünlerine uygulanan vergiler kaldırıldı.
📌ABD’den vergisiz ithalat, zaten zararına üretim yapan tütün üreticisinin üretimden tamamen çekilmesine yol açacak.
📌ABD’nin sübvansiyonlu badem ve cevizi iç piyasayı istila edecek, yerli üretici rekabet edemeyecek.
📌Antep fıstığında üretici maliyetin altında satış yaparken, ithalat kapılarının açılması Gaziantep, Şanlıurfa ve Siirt’te yüzlerce üreticiye darbe indirecek.
📌Çiftçinin üretim maliyetleri yükselirken (mazot, gübre, elektrik, sulama), vergisiz ithalatla ucuz ürünler piyasaya sürülecek.
Yerli üretici pazar kaybedecek, üretimden çekilecek.
📌Tarımda dışa bağımlılık daha da artacak.
Tüketici dışa bağımlı fiyat dalgalanmalarıyla daha pahalı gıda tüketecek. Bu karar açıkça gösteriyor ki Türkiye tarımı, uluslararası pazarlıkların ön masasına bırakılmıştır.






