Eski ”Kapı“ Zorlanıyor: Kılıçdaroğlu / Özgür Özel / CHP Hattı
Eylül Devrim ile Astroloji
Kılıçdaroğlu / Özgür Özel / CHP Hattı
Eski ”Kapı“ Zorlanıyor…
Bir hamle, bir açıklama, kulis ya da baskı artışı var;
Fakat nihai ve kalıcı sonuç gibi değil. Daha çok kamuoyu algısını, parti içindeki dengeyi ve üst aklı test eden bir gün olduğunu görüyorum..
Bir şey aniden görünür olabilir.
Beklenmedik bir açıklama gelebilir..
Bir kapı zorlanıyor, bir figür sahaya itiliyor, ama sistem bunu kolay sindirmiyor.
Bugün birileri biz biliyoruz, süreç böyle olacak diye çok iddialı konuşabilir.
Ama haritanın alt metninde,
Bilgi çok, netlik az. Ses çok, sonuç yok..
Kılıçdaroğlu / Özgür Özel / CHP hattı
Bu haritada eski-yeni yönetim gerilimi hala çok belirgin.
Herkes tepedeki kişiye, koltuğa, imzaya, mahkeme/süreç sonucuna odaklanır.
Grup içinde ise duygusal kırgınlık, eski bağlantılar, stratejik hesaplar, kim kimin yanında meselesi var.
Burada halkın ya da parti tabanının tamamı tamam kabul modunda değil.
Daha çok, Bu işin arkasında ne var diye sorgulayan bir kitle var.
Günün en sert göstergesi: Mars kare Plüton
Hukuk üzerinden güç mücadelesi var.
Bir kararın kendisinden çok, o kararın kime alan açacağı önemli.
Birileri süreci hukuki gösterirken arka planda ciddi bir güç savaşı yürütüyor olabilir.
Mars Boğa olduğu için süreç ağır işler ama inatçıdır. Plüton Kova ise kolektif, sistem, örgüt, medya ve toplumsal yapı üzerinden baskı kurar.
O yüzden bugün için çok temiz, berrak, herkesin içine sinen bir karar enerjisi yok.
Daha çok bilek güreşi var.
Halk ne hisseder?
Sabah saatlerinde bilgi akışı, konuşma, yorum, açıklama, haberleşme daha rahat.
Ama sonra Ay kare Jüpiter açısı saat 14:32.
Bu açı büyütür, abartır, duygusal tepkiyi şişirir.
Yani gün ikiye ayrılıyor:
Sabah:
Daha akılcı yorumlar, haberler, analizler, şöyle olabilir gibi açıklamalar,
Öğleden sonra:
Abartılı yorumlar, panik, öfke, sosyal medyada büyüyen tepkiler, oldu bitti gibi sunulan şeyler.
Ay Terazi olduğu için halk adalet istiyor. Ama sabit yıldız etkisi ters köşe, beklenmedik sonuç, halkın hoşuna gitmeyen bir dönüş hissi veriyor gibi..
Bu yüzden bugün kamuoyunda,
Bu iş adil mi, yoksa birilerinin kurduğu denge oyunu mu? konusu çok konuşulur..
Vicdan alanı açık.
Kurban teması kolektif bilinçte kim kurban ediliyor? sorusunu da açıyor.
Ve bu soru siyasete de bağlanıyor:
Bir figür mü kurban ediliyor?
Bir parti mi sıkıştırılıyor?
Halkın iradesi mi test ediliyor?
Yoksa eski bir yapı yeni bir düzen için mi feda ediliyor?
Geldi mi?
Getirilmek mi isteniyor?
Hala gökyüzü bir karar kesinleşti demiyor; bir senaryo sahaya sürüldü, ama bu senaryo halkın, partinin ve sistemin içinden direnç alıyor diyor.
Asıl soru;
Kim başa geçecek DEĞİL..
Kim, neyin bedelini ÖDEYECEK?
Bir toplumun kaderi yalnızca mahkeme salonlarında yazılmaz, vicdanında da yazılır.
Bir koltuk için verilen savaş, bazen halkın içindeki adalet terazisini uyandırır.
Ve bazı günler kimin kazanacağından çok, kimin neyi feda etmeye hazır olduğunu gösterir.







