Deniz Münir “Galatasaray – Bodrum FK” Maçını yorumladı – İstanbul’da Şut Yağmuru Var…
Trendyol Süper Lig’in 32.Haftasında İstanbul’da uzun zamandır beklenen Galatasaray-Bodrumspor maçı oynandı. Maçın başlarında evinde, taraftarı önünde etkili başlayan bir Galatasaray izledik ki maçtaki çoğu pozisyon da ilk 30 dakika içerisinde yaşandı. Bodrumspor cephesinden bakarsak da as mevkisi forvet olan bir oyuncu yoktu sahaya çıkan ilk 11’de. Bu açıdan Bodrumspor’un savunmaya kapanarak kontralarla pozisyon arayacağını da önceden biliyorduk. Bu bilgilerin ışığında maçtaki pozisyonların bir kısmına bakalım.
İlk pozisyon henüz 3.Dakikada Galatasaray’dan geldi. Köşe vuruşu ardından ceza sahası dışına inen topa Torreira’nın yaptığı vuruş ve kaleci Sousa’nın zor bir topta iyi bir kurtarış yapması ile özetlenebilecek bir pozisyon. Bu pozisyon adına bir öneri vermek doğru olur, seken toplar kesinlikle rakibe bırakılmamalı. Bu öneriyi örnek vererek biraz açalım. Kalenize 5 şut çekilecek. Bu şutlar kaleciniz ilk topu kurtardıktan sonra yerdeyken mi çekilsin? Yoksa kaleciniz hazır bir şekildeyken sırayla mı çekilsin? Hemen hemen herkesin cevabı kaleci hazırdayken şut çekilmesi olacaktır. Kaleci hazır değilken cevabını verenler de kalecisini Süpermen zannediyor J.
Maçın ikinci net pozisyonunu Osimhen’in pasında Lemina ile Galatasaray yakaladı. Lemina’nın vuruşunu ise kaleci Sousa kornere çeldi. Bu pozisyonda Osimhen’in bireysel yeteneği ön plana çıktı ve takımı adına önemli bir gol fırsatı yarattı diyebiliriz. Galatasaray’ın şuanki konumuna ulaşmasında önemli bir pay sahibi olan Osimhen, takımında gol yükünü sırtlayan en önemli oyuncu konumunda.
Diğer bir net pozisyon da Gabriel Sara’nın uzaktan şutunun ardından Ajeti’den seken topun üst direkten dönmesi ile son buldu. Sara’nın uzaktan şutlarının tehlikesi, diğer takımlar açısından da anlaşıldığından olduğunca ona şut attırmamaya çalışıyorlar.
Golden önceki net pozisyonda da Barış’ın yeren vuruşunda kaleci Sousa’nın muhteşem bir kurtarışı vardı ki maç boyu onun varlığına şükreden bir Bodrumspor taraftarı olduğuna eminim. Kaleci Sousa eğer bu maçta olmasaydı, maç bariz şekilde farka giderdi.
Geldik golün olduğu pozisyona. Serbest vuruşta Sara’nın kestiği topta vuruşu yapan belki de en beklenmedik oyuncu olan Torreira oldu. O kadar beklenmedik bir oyuncu ki Bodrum defansı ona önlem almadı denebilir. Torreira’nın kafa vuruşu da filelere gitti ve Galatasaray 1-0 üstünlüğü yakaladı. 1,68 boyundaki Torreira da Galatasaray kariyerindeki ilk kafa golünü attı.
Gönül ister biraz da Bodrumspor hücumu konuşalım fakat yapacak bir şey yok çünkü Bodrumspor’un pozisyonu yok. Golü bulan Galatasaray’ın ilk yarı bitimine yaklaşırken vites arttırıp ikinci golü bulma isteğinde olduğunu gözlemledik. Bu bölümde yine Barış Alper’in yaptığı vuruş ile gole yaklaşan Galatasaray’ı engelleyen kaleci Sousa ve direk oldu. Direkten seken top, Torreira’nın boş kale kaçırdığı bir pozisyonla sonuçlandı. Seken topların verdiği tehlikelerden birini de burada görmüş olduk.
Yine benzer süre bölümünde savunma arkasına atılan topu indiren Barış, Osimhen’e “al da at” dercesine bir pas gönderdi. Osimhen’in vuruşu kaleci Sousa’yı geçti fakat top kaleye girmeden Ajeti’den kritik bir müdahale geldi ve net pozisyondan gol sesi çıkmadı.
İlk yarının son net pozisyonu da Torreira’nın uzaktan şutunda kaleci Sousa’nın kurtarışı oldu. İlk yarıda etkisini göstemeyen Bodrumspor’a, ikinci yarı öncesinde bir mola çok iyi gelmiştir.
İlk yarıya göre daha az pozisyonlu olan bir ikinci yarı gözlemledik. Hem oyuncuların yorulması hem de oyunun biraz daha dengeli olması buna sebep oldu. İkinci yarıda 3 net pozisyondan bahsedebiliriz. 1)Osimhen’in 3 rakibi arasından yaptığı vuruş sonrası kaleci Sousa’nın kurtarışı
2)Savunma arkasına atılan topta Yunus’a karşı karşıya pozisyonda izin vermeyen kaleci Sousa
3)Korner sonrası uzaklaşmayan top ve Davinson’un kafa golü.
Bu pozisyonlar ile ikinci yarıyı genel anlamda özetleyebiliriz. Davinson Sanchez’in golünden sonra maçın temposunun düşerek maçın sıkıcılaştığını söyleyebiliriz. İki takım da 2-0’dan sonra maça asılmadı.
Biraz istatistik bakalım.
Topa sahip olma: Galatasaray (%71), Bodrumspor (%29)
Beklenen gol (xG): Galatasaray (3,50), Bodrumspor (0,05)
Toplam şut: Galatasaray (35), Bodrumspor(1)
Rakip ceza sahasında topla buluşma: Galatasaray (59), Bodrumspor(4)
Bu istatistiklerden hareketle birkaç çıkarım yapalım. Öncelikle şut sayısı ve gol beklentisine bakarak Galatasaray’ın çok kötü bir istatistiğe sahip olduğunu söylemek mümkün. Bu kadar şutta sadece 2 gol bulabildiler. Öte yandan kaleci Sousa’nın muhteşem performansı da diğer bir etken. Bodrumspor’un maç boyu kapanması ve neredeyse hiç hücuma çıkamaması da rakip ceza sahasına girememesini ve topla az oynamasını açıklar nitelikte. Atılan şutların sayısının da ceza sahasına girme ve topa sahip olma ile doğrudan bağlantılı olduğunu düşünürsek de maçı izlemeyen birinin Galatasaray’ın zorlandığını söylediğini duyabiliriz. Böyle söyleyen kişilere istatistiklere bakmasını önermenizi tavsiye ederim.
İstanbul’dan istediğini alamayan Bodrumspor, sonraki maçında evinde Samsunspor’a karşı zorlu bir maça çıkacak. Samsunspor’a karşı önce puan almak hedeflenmeli, sonrasında galibiyet gelirse de çok büyük bir rahatlık yakalanır. Şimdiden iki takıma da iyi çalışmalar ve başarılar dilerim.






