Bodrumlu Çevreciler Uyardı: Turgutreis’i Sel Götürecek!

Bodrum’da ekoloji ve yaşam savunucuları, Turgutreis’te rezerv yapı alanı ilan edilerek konut yapılması planlanan doğal alan için sert tepki gösterdi. “Beton değil tohum atmaya geldik” diyen çevreciler, projenin doğaya ve Bodrum’a vereceği zararları tek tek sıraladı…

Sokak TV

Bodrumlu Çevreciler Uyardı: Turgutreis’i Sel Götürecek!
Yayınlama: 15.12.2025
147
A+
A-

Bodrum’da, rezerv yapı alanı ilan edilerek 1.067 kişilik konut yapılması planlanan bölgede çevreciler tarafından ortak bir açıklama yapıldı. EKOLEGYA (Leleg Ekolojik Yaşam), Gümüşlük Forumu, Misgibi1 Bodrum ve MUÇEP Bodrum Meclisi tarafından tarihi Leleg yolu üzerinde yapılan açıklamada, söz konusu alanın 1/100.000’lik planlarda “önemli doğa alanı” ve tarla vasfında olup imara kapalı olduğu hatırlatıldı.

Beton değil, tohum at!” çağrısıyla yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Bodrum’un her m2’sine beton ekmeye ant içmiş beton lobisine inat Bodrum’un ağacını, otunu, böceğini, domuzunu, kuşunu, toprağını, havasını, suyunu denizini, balığını korumaya and içiyoruz.

 Her yıl yapılan yüzlerce yapı nedeniyle yollarımız tarlaya dönüşmekte, kısıtlı suyumuz artan nüfusa yetmemektedir.

Bir konuşmasında BŞB başkanımız sayın Ahmet Aras şöyle demişti, “Bodrum da mevcut yapılaşma kadar imarlı alan var.”
Yani gördüğümüz beton yapılar kadar yeni yapının yapılmasının yasal olarak önünde herhangi bir engel yokken ve bu imarlı alanlarda bile yapılaşmaya izin verilmemesi gerekirken doğal alanların, tarlaların, bahçelerin, orman arazilerinin yapılaşmaya, mera alanlarının GES projelerine açılması, hazine arazilerinin özelleştirme eliyle satılarak imara açılması Bodrum’a yapılacak en büyük ihanet olacaktır. İstanbul’a yapılan ihanet Bodrum’a yapılmamalıdır. Bodrum’u ve doğayı seven her birey ve kurum bu ihanetin karşısında olmalıdır.

Devletin görevi ekolojik yaşamı korumaktır. Devlet müteahitliğe soyunmamalı ve korunması gereken alanlara kat karşılığı inşaat yapılacak arsa gözüyle bakmamalıdır.

Tarım bakanlığı burası ile ilgili görüşünde tarıma elverişli değildir diyor. Karşımızda gördüğümüz yamaçlarda tarım teraslarında yüzlerce yıl tarım yapılmıştır. Arazi içinde dut, incir, badem ağaçları halen mevcuttur.

BETON DEĞİL, TOHUM AT!

Doğa koruma ve milli parklar müdürlüğü, herhangi bir kültür varlığı yok diyor. Yani korumaya değer, sit alanı olabilecek bir yer değildir. Sok kepçeyi parçala her yanı diyor. Yamaçlardaki tarım terasları bile tek başına buranın korunması için yeterli olmalıdır. Soruyoruz; nereden biliyorsunuz? Herhangi bir araştırma, arkeolojik çalışma yaptınız mı? Buraya 500 metre ileride definecilerin ortaya çıkardığı kaya mezarları varken burada olmadığına nasıl emin oluyorsunuz?
Bodrum’un resmi nüfusundan fazla konut stoğu varken ve ciddi bir bölümünde hiç yaşam yokken böyle bir projeye neden ihtiyaç duyulmaktadır. Sorumuzu yine biz cevaplayalım, nasılsa cevap vermeyecekler.

‘’KENTSEL DÖNÜŞÜME ÖZKAYNAK OLUŞTURULACAK;

Kentsel dönüşüm başkanlığının kuruluş ilanında, başkanlık altında kurulan, Taşınmaz ve Kaynak Geliştirme Genel Müdürlüğü, kentsel dönüşüme kaynak oluşturmak için taşınmazların tarama, planlama, değerleme, geliştirme ve arsa üretim çalışmalarını sürdürecek. Ülke genelinde tescil dışı alanları tarayıp tespit edecek ve hazine adına tescilini sağlayacak. Taşınmaz ve Kaynak Geliştirme Genel Müdürlüğü, tescil dışı alanlar ile hazine taşınmazlarını planlayarak satılması ile kentsel dönüşüm sürecine finans katkısı sunacak.’’
‘’Ülkemizi afetlere karşı daha güçlü hale getirecek olan, Türkiye Yüzyılı’na yakışır sağlam, güvenli, Sıfır Atık uyumlu, iklim dostu ve mahalle kültürünü yansıtan, akıllı şehir teknolojileriyle donatılmış geleceğin şehirlerini hep birlikte inşa edeceğiz.” diyor.
Yani kısacası diyor ki,
Bodrum halkının ne yaşadığı, Bodrum’un ne olduğunun ve olacağının bizim için bir önemi yoktur. Biz buradan gelecek ranta bakarız. Bir devlet kurumu böyle düşünebilir mi?

Başkanlığın kuruluş amaçlarından sadece birine yani finans sağlama amacına hizmet edecek bu projenin bölgemiz açısından ne gibi zararları olacağını şöyle sıralayabiliriz.

1. Bu bölgedeki yapılaşma ile toprak zemin yok olacak ve her yağmur yağdığında Turgutreis’i sel götürecektir.
2. Bitki örtüsünün yok edilmesiyle Turgutreis yazları daha da sıcak olacaktır.
3. ⁠Bu proje ile bölgedeki yüzlerce endemik bitki yok olacak, milyonlarca canlı evlerinden edilecektir. Görmüş olduğumuz kayalıklar sayısız kuşa ve canlıya yaşam alanı olmaktadır.
4. ⁠Bodrum’un tarım alanlarında, zeytinliklerinde da mantar ortaya çıkan yapı kooperatiflerinin iştahını kabartacak ve betonlaşmaya hız kazandıracaktır.
5. ⁠inşaat boyunca yüzlerce kamyon ve iş makinası sokaklarımızda ralli yapacak ve hayatı yaşanmaz hale getirecektir.
6. Su kesintileri daha fazla yaşanacaktır.
7. Yer altı su kaynaklarına su akışı azalacaktır.
8. Burada otlayan büyükbaş ve küçükbaş hayvanların beslenme alanı yok olacak hayvancılığa büyük darbe vuracaktır.

Başta iktidar ve belediye olmak üzere ilgili kurumlardan talebimizdir.
Bodrum da beton ekimi yasaklanmalı, acil barınma ihtiyacı, eğitim, sağlık gibi kamu yatırımları dışında yapılaşmaya izin verilmemelidir. Bodrum’un geleceğine masa başında karar verilmemeli, Bodrum’a yapılacak her türlü yatırım ve planlama Bodrum halkına sorulmalıdır. Bodrum da bizler yaşıyoruz ve BETONA HAYIR diyoruz.

Sevgili Bodrumlular bu projenin gerçekleşmesi durumunda, balkonunuzdan, sokağınızdan başınızı kaldırdığınızda gördüğünüz ve nefes aldığınız doğal alanların yok oluşunun önü açılacak, alabildiğince beton dağları oluşacaktır.
Karar bizim ya şimdi dur diyeceğiz! Yada betona, susuzluğa, keşmekeşe ve yok oluşa razı olacağız.

12/12/2025 tarihinde 15 günlüğüne askıya çıkan plana itiraz edeceğimizin de bilinmesini istiyoruz.”

Bu yazıyı paylaş !

Shares
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.