Bodrum’un Mera Alanları Tehlikede! Tespit Çalışmaları Başladı
CHP Bodrum İlçe Başkanlığı, mera alanlarını korumak için Türkbükü Değirmenler Mevkii’nde yaptığı basın açıklamasında “Meralar halkındır, halkın kalacak” vurgusu yaptı…
Sokak TV
CHP Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın tarafından yapılan basın açıklamasında, Bodrum’un kuzey hattında yer alan Gündoğan’dan Gölköy, Türkbükü ve Küçükbük’e kadar uzanan bölgede, kıyı şeridindeki yoğun yapılaşmanın hemen arkasında kalan mera ve doğal alanların ciddi bir tehdit altında olduğu aktarıldı.
Yapılaşmaya Açılması Sürpriz Olmaz
Muhtarlıklara gönderilen resmi yazılarla, bu bölgelerde yer alan mera alanlarının “vasfını yitirip yitirmediğine” ilişkin tespit çalışmalarının başlatıldığını ve besicilerden bu yönde imza toplandığını kamuoyuna duyuran Işın,
“Kağıt üzerinde oluşturulmak istenen bu sürecin, sahadaki gerçeklikle örtüşmediği açıktır. Bu alanlar yapılaşmanın dışında kalmış son doğal yamaçlardır; hayvancılığın sürdürüldüğü otlaklardır; arıcılık faaliyetlerinin devam ettiği zengin bitki örtüsüne sahiptir ve Bodrum’un su dengesini ile mikro iklimini koruyan doğal ekosistemlerdir. Dolayısıyla bu alanlar “vasfını yitirmiş” değil; tam tersine, korunabildiği için bugün hâlâ mera niteliğini taşımaktadır.
Kamuoyunun da yakından bildiği üzere, bu tür süreçler geçmişte defalarca aynı sonuçları doğurmuştur: Önce “mera değil” denilmekte, ardından plan değişiklikleri yapılmakta ve nihayetinde yapılaşmanın önü açılmaktadır. Bugün başlatılan bu sürecin, yarın idari kararlarla vasfı değiştirilip yapılaşmaya açılması, geçmiş tecrübeler ışığında sürpriz olmayacaktır.” dedi.
Üretim faaliyetlerinin ciddi bir gerileme içerisinde olduğunu, zeytinlik alanların daraldığını ve hayvancılığın her geçen gün zayıfladığını ifade eden Tuna Işın, meselenin yalnızca çevre değil; Bodrum’un kimliği, geleceği ve sürdürülebilir yaşam hakkı meselesi olduğunu kaydetti.

“Son ağaç kesildiğinde paranın yenmeyen bir şey olduğu anlaşılacaktır”
“Kalan son mera alanlarının da tartışmaya açılması, Bodrum’un üretimle olan bağının tamamen koparılması anlamına gelmektedir.” diyen Işın, açıklamasını şöyle devam ettirdi:
“Bir tarafta toprağı üretim alanı olarak gören, doğayı korumayı esas alan bir anlayış; diğer tarafta ise toprağı yalnızca ekonomik bir çıkar olarak gören rant baskısı bulunmaktadır. Bu noktada bir Kızılderili atasözünü hatırlatmakta fayda vardır: “Son ağaç kesildiğinde, son nehir kirlendiğinde, son balık öldüğünde; paranın yenmeyen bir şey olduğu anlaşılacaktır.”
Bugün sormak zorundayız: Son yeşil alanlar da betona yenik düşünceye kadar, hayatı tüketmeye devam mı edeceksiniz?
Yapamayacağınızı biliyoruz ama tarihe not düşmek için söylüyoruz: “Bir kez olsun; hayatı tüketmek yerine, hayata değer katmayı düşünmek aklınıza hiç gelmiyor mu?”
Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Başkanlığı olarak kökten-rantçı bu düzeni şimdiden uyarıyoruz. Bodrum’un iç kesimlerinde kalan son doğal ve tarımsal alanların; idari süreçler ve masa başı kararlarla yapılaşmaya açılmasına karşı duracağız.
Doğal varlıklarımızı, tarım alanlarımızı ve meralarımızı korumak; Bodrum’un turizmini, kültürel ve doğal mirasını gelecek nesillere aktarabilmek adına mücadelemizi her koşulda güzel günlere olan inançla ve umutla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz”











